Ayşe psikolojik problemleri ve desteğe ihtiyacı olan bir zavallı mı yoksa iddia ettiği gibi ilk kadın peygamber mi?
13 yaşında doğunun bir köyünde dedesi yaşında bir adam ile evlendirilen, doğurmak, doyurmak ve dokunmak görevlerini yerine getiremediği için asla değer görmeyen ki bunları yapsaydı da aslında değer görmeyecek olan, ıssız bir göl kenarında yaşadıklarından sonra kendini peygamber ilan eden Ayşe..
Yaptığı haberler yüzünden işsiz kalan, Ayşe’nin haberini yapıp tekrar gazeteciliğe dönmek için hiç tanımadığı biriyle nikah kıyıp Ayşe’nin köyüne yerleşen Tusem..
Ve iki kadının kesişen hayatı..
Kitabı lütfen önyargılı olarak okumayın. Çünkü vermek istediği o kadar çok mesaj var ki. Bunlara yazık olur. Yazarımız kadının değer görmemesi, ezilmesi, yok sayılması, dinin şarlatanların eline geçmesi, İlahi mesajları kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaları ve saçma sapan şekilde kurulan hiyerarşik düzen gibi konulara eleştirel olarak yaklaşmış. “Aman canım yazarımız da abartmış, daha neler” demeyi çok isterdim ama maalesef ki yazarımız yazdıklarında haklı. Hele de yaşanan son olayların üzerine bu kitap gerçekleri bir kez daha yüzümüze vuruyor.