Ahmet Ümit'in 15 Haziran 2021 tarihinde Yapı Kredi Yayınlarından çıkmış romanı. Romanda Başkomiser Nevzat ve ekibinden Ali Komiser son bölümde yer alıyor. Konu ise Almanya’da yaşayan Türkler ve Türk asıllı bir Alman bir komiserin etrafında gelişiyor.
Başkarakterimiz ise Yıldız, Almanya’da polis teşkilatında görev yapan bir komiser, bir türk ailesine mensup bir erkeğin cinayeti üzerine gelişen polisiye ve dramatik olaylar üzerine inşa edilen hikâyede son, Türk topraklarında yaşanıyor.
Uzun bir roman. Bu denli uzatmanın okuru sıkmak dışında pek bir anlamı yok. NSU’dan, Almanya’nın karanlık geçmişinden, Hitler’den, NAZİ’lerden, Neo-nazizm’den fazlaca söz edilip, solculuk, sosyalizm övülüyor, bunun içinse faşizm ve ırkçılık yerden yere vuruluyor. Tamam Üstadım! Naziler çok kötü, komünistler mükemmel insanlar.
Bu gereksiz uzatmalar çıkarıldığında geriye suç, cinayet ve intikam kalıyor; bunu anlamadığım şekilde mitoloji ile desteklenmeye çalışılıyor. Fazlaca mesaj, fazlaca kurgu, fazlaca geçmişten hikâye barındırıyor bu eser.
Eserin az çok kurtarır tarafı, arkeoloji ve tarih kısmı ile güzelleşİyor. Ülkemizin çalınan geçmişini, ülkemizin geçmişte yöneticilerinin ne kadar tarih bilincinden uzak olduğunu gözler önüne seriyor, Pergamon Antik Kenti’nin önemini anlatıyor.
Özcümle klasik cinayet hikâyelerinden farklı oluşu ile arkeoloji ve tarih destekli yanı ile okunası ama mitolojinin hikaye ile ilgisinin direk oluşmamasından, Sosyalizm güzellemesi için faşizm, ırkçılık karşıtlığı üzerinden giden NSU’dan, Almanya’nın karanlık geçmişinden, Hitler’den, NAZİ’lerden, Neo-nazizm’den etraflıca söz edip, romanı gereğinden fazla uzatan, kötü olay kurgusu (gözüme çarpan tuhaflıklar, bir maktulün önce evi, iş yeri aranır, olay yeri kanıtları toplar. Ailesine hemen haber verilir, ifadeleri alnır, iş yerindeki arkadaşları da sorgulanır ama yıldız komiser pek bunları bilmiyor sanırım) ile roman için, başarısız demek haksızlık olur, başarılı demek ise, bir o kadar abartı olur. Okunur bir romandır. Kafa dağıtmak, zaman geçirmek için idealdir.
Birkaç soru: Neo-Nazi'ler ile dolu Alman Polis Teşkilatında Türk asıllı bir kadın, nasıl oluyor da, polis olabiliyor? Oldu, olmasına da, nasıl rütbe alıyor, nasıl dedektif oluyor, üstelik cinayet büroda çalışıyor? Bilenler aydınlatsın lütfen beni.