Merhaba arkadaşlar. Mutlu geceler ve iyi bir hafta sonu dilerim hepimize. Sanırım yazarın adından çok adının anıldığı kitap olan Gulliver çok ilginç, eğlenceli ve çocukluğumdan kalan en güzel anılardan biridir. Burada yine bölüm bölüm okuduğumuz bir mesele olarak karşımıza çıksa da bir sonraki eserde tam halini okuyarak kendisine veda edeceğiz. Gulliver benim gözümde başlı başına bir kült roman ve bambaşka bir bakış açısı sunar. Bu yüzden oldukça genel hatlarıyla yapılmış bir inceleme ve diğer incelemede de farklı bir bakış açısı sunmaya çalışarak bu seriyi sonlandıracağım. Nasıl?
Gulliver, Guliver desek sırıtır mı acaba, zannetmiyorum. Guliver, 1726 yılında dünyamıza açılan bir pencere olarak karşımıza çıkar ve muazzam bir hiciv romanıdır aslında. Hem insanlığı hem de seyyahları eleştiren, ülkeleri ve sistemini eleştirmeyi de çok iyi başaran, uzun yıllar boyunca bu yönü anlaşılmadığı için bir çocuk kitabı edasıyla yayımlanan bir kitaptır. Bizde pek çok Ömer Seyfettin hikayesi gibi düşünün. Yıllarca çocuklar için yazıldığı düşünülerek yayımlanmış ama sonrasında gelinen noktada aslında her bir satırının muazzam bir eleştiri kümesi oluşturduğu anlaşılmış.
Lemuel Gulliver’e tek başına baktığımızda kendisi bir doktor olup deniz kazasından sağ kurtularak karaya çıktığında başına gelenler ve yaşanan maceralar açıktır. Burada bile o günün İngiltere'si, İngiltere ile hiç alakalı gözükmeyen koşullar altında eleştirilmiştir. Ya da şöyle düşünelim. Daha net anlaşılacaktır. Çalışkan ve kalabalık küçük insanlar ile hantal ve tembel koca adamlar sizde kimi canlandırıyor. Hala bir cevap gelmediyse bu küçük ve çalışkan insanların halk olduğunu ve emekçi kısmı oluşturduğunu söyleyebiliriz o halde. Cücelerden çıkan kötüler ve devlerden çıkan iyiler de dikkat çekici azlıktadır aslında. Hem sosyal yaşam hem dinsel anlamda öyle bir eleştiri çıkar ki karşımıza, yazar ikinci bir roman yazmaya dahi tenezzül etmemiştir. 300 yıla yakın zamandır gündemde olduğu gibi 300 yıl sonra da gündemde olacak bir romandır kendisi.
Bizler bu 100 sayfa diyebileceğimiz kısa eserde ise yalnızca devler ülkesine konuk olacak, Brobdingna’ya gelecek, aralarında kukla gibi kalan Gulliver’in burada kaba ve küstah devler arasında esir düşüp kraliçeye satılmasına şahit olacak, orada bir hayvan muamelesi görüp kaçma girişimine tanık olacağız. Bakalım kaçacak mı, kaçabilecek mi gibi anlamsız sorular sormanın da bir mahiyeti yok aslında çünkü bundan sonra Balnibarbi adasına ve son macerasında da Yahoo isimli vahşilerin ülkesine gidecektir. Neyse bu konuyu diğer kitapta irdeleriz. Şimdilik incelemeye burada son verelim ve hızlıca diğer esere geçelim.
Yazara ait daha önceki incelemelerimiz ve içerikler ise şu şekilde:
#14191169#132791567
İçerikler:
Alçakgönüllü Bir Öneri
Gulliver Cüceler Ülkesinde
Gulliver Devler Ülkesinde (Brobdingnag'a Yolculuk)
Hepimize iyi okumalar dilerim..