Randevu'nun anlatıcısı, Doktor Seligman'ın muayenehanesinde 'özel' bir sebepten dolayı bulunmaktadır. Anlatıcımız, "Arzularımı anlamam, onları gerçekleştirmem sonsuza kadar bir adım uzakta olduğumu anlamam çok uzun sürdü... Çünkü bu erkekleri bir kız gözüyle göremiyordum” deyip, kendini hiç ait hissetmediği bedeninden kurtulmaktır istemektedir.
Roman, insan kimliği, cinsellik, toplum baskıları üzerine derinlemesine düşüncelere yer verirken bizlere farklı bir bakış açısı sunuyor. Yazar, anlatıcının iç dünyasını ve müstehcen düşüncelerini ortaya koyarak bizleri kesinlikle rahatsız hissettiriyor.
Monologlara dayalı devam eden anlatım, karakterin kendisiyle ve dünya ile mücadelesini gösterirken, modern hayatı sorguluyor.
Randevu, toplumsal normların dışına çıkan, kimlik arayışına dair sıra dışı bir eser. Ama dili kesinlikle rahatsız edici.