Kitabı alırken, zamanda yolculuk yapacağımı sanıyordum. Kitapta evet zaman yolculuğuna dair bazı girişimler var, makinede var ama daha çok bir insanın iş yerinde ne çabuk harcandığını, sırtına inen bıçak darbesinin yıkıcı etkisini ve rekabetin ne kadar acımasız olduğu anlatılıyor. Tüm bunlara ek olarak analizler, veriler, yatırımcılar, sözleşmeler, şirketler, ses dalgaları derken okuyanı duraksatan, beyni bulandıran sayfalar da az değildi.
Mobius, ne demek diye Google amcaya sordum.(∞) sembolü ile gösterilen sonsuzluk işaretinin adıymış. Yirmili yaşlarda iki genç, zaman makinesi icat eder fakat bu zaman makinesi sadece geleceğe gidiyor, geçmişe değil. Üstelik makinenin tam kapasite ile çalışması için de bol miktarda paraya ihtiyaçları var. Milyon dolarlara. İşte bu noktadan sonra Calep devreye giriyor çünkü patronlarına milyonlarca para kazandıran şirket geçmişi var bu kişinin. Fakat Calep bitik durumda. Şirkete hayatını vermiş, ailesini bu şirket yüzünden kaybetmiş olmasına rağmen, onu çöp gibi atan yöneticiler tarafından böğrüne hançer yemiş, beş parasız ve geçmişte oğlu ile eşini kaybetmiş. Ona bu iş teklif edildiğinde ilk inanmaz, dalga geçiliyor sanır fakat yirmili yaşlardaki ikilinin ufak bir deneyi sayesinde, gelecekten ona bir not gelir. Not kendine aittir ve geçmişe gidip yaptığı hatları düzeltmek için iş ortaklığını kabul eder.
Kitap geçmiş ve şimdiki zaman arasında dönüşümlü ilerliyor. Kitabın sadece son 100 sayfası okunabilir düzeydeydi. Yazar sonunu da iyi bağlamış fakat benim kitap zevkime ve tarzıma uyan bir anlatıma sahip değildi. Elbette kitabı seven okurlar da olacaktır. Teknik bilgilere ve fizik bilimine aşınaysanız okuyun derim. Bir de yatırım dünyasının finansal hizmetlerine...