Gülefşan, hayatının en acımasız sınavlarını vermiş bir kadın. Ailesinin kaybı, onu her ne kadar derin yaralara boğsa da, koruyucu ailesi sayesinde yeniden ayağa kalkmayı başarmış. Ancak geçmişin izleri kolay kolay silinmiyor ve Gülefşan, ailesinin ölümüne sebep olan kişiden intikam almak için yemin etmiş bir mimarlık öğrencisi. Gülefşan sadece intikam peşinde koşan bir öğrenci değil; aynı zamanda her zorluğa karşı dimdik duracak şekilde kendini çok güçlü bir şekilde yetiştirmiş bir kadın.
Vedat ise gücü ve namıyla bilinen, "reis" lakabıyla anılan bir mafya. Hayat ona, zorluklarla yoğrulmuş bir adam olmayı öğretmiş. İhanete uğramış, ve gül kokulu olan kadını bekleyen sabırlı bir adam.
Vedat ve Gülefşan'ın yolları Urfa’da kesişiyor. İlk anda anlıyor Vedat, altı yıldır beklediği gül kokulu kadının Gülefşan olduğunu. Ancak Gülefşan, geçmişin yükleriyle ördüğü duvarlarını kolay kolay yıkmayacak kadar güçlü. Vedat’ın kararlılığı ise bu aşkın en büyük silahı. Aralarındaki bağın ve yaşadıklarının onları nereye götüreceği ise tam bir muamma…
Bu eser yazarın kalemi ile tanışma eserim oldu. Kitabı kısa sürede bitirdim, çünkü olaylar hızlı ilerledi. Vedat’ın duygularını daha uzun bir süreçte açacağını düşünmüştüm ama reis, ne istediğini bilen bir adam. Güçlü kadın karakterli konu alan kitaplara bayılıyorum ve yazar o gücü mükemmel şekilde aktarmıştı. Mafya kurgusu okumayı seviyorum ama “iyi mafya” okumayı daha çok seviyorum. Özellikle kadını el üstünde tutan, ona hep ayrıcalık tanıyan karakterleri.
Eğer bu tarz kitapları seviyorsanız, kesinlikle tavsiye ederim!