Bir uzmanın psikanalist olması için (batıda) hangi lisans programından mezun olduğuna bakılmaz, öncelik kendi analiz sürecinden geçmiş olmasıdır. Her uzman kendi analizinden geçmiş bir şekilde diğerinin karşısına oturduğunda aslında sistematik olarak bir silsilenin (zincirin) parçası olur. Ve bireyin iyileşmesinde ya da ilerlemesinde asıl önemli olan bu zincirin parçası olmaktır.
Yazarın manevi ilerleyişte bir ekolü takip etmenin, geçmişten gelen bir geleneğe bağlanmanın insan üzerindeki nörolojik etkilerini anlattığı kısımlar bu bağlamda bana göre açıklayıcıydı.
Pozitif psikoloji alanında yapılan çalışmalarda açıkça görülen bir şey var; annesi ve babası alkolik, madde bağımlısı olan ama hayatta başarılı olmuş birçok insan incelendiğinde bu insanların ebeveynleri dışında bir kişi ile sağlam bağlar kurdukları görülüyor. Örneğin Doğan Cüceloğlu'nun hayat hikayesini anlatırken lise öğretmeni ile kurmuş olduğu bağ verilebilecek bir örnektir. Ya da Can Dostum (1977) filminde Will ve profesör arasındaki terapötik bağ yine bu anlamda örnek verilebilir.
Kitapla ilk karşılaştığımda beni çeken Michaela'in bir Dr Psikolog olmasıydı. Gerçekten bu kadın ne yapmaya çalışmış olabilir diye düşündüm. Ancak kitabın daha başında Mevlana'dan yapılmış olan alıntı; (Şimdi dostlarıma bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Ruhsal hakikatlerin gelinleri, duvaklarını senin gönlünde açar da yüzlerini gösterirlerse dikkatli ol, aman dikkatli ol! Bundan yabancılara bahsetme.) aslında aradığımı bulamayacağıma dair bir hayal kırıklığı yaşamama sebep olsa da yazarın özellikle sufizm ve budizm alanında yapılmış çalışmaları aktardığı kısımlar oldukça açıklayıcıydı.
Batı psikolojisi ile doğu mistisizmini bağlamaya çalıştığı bölümlerse beni rahatsız etmedi. (Her iki alanla ilgileniyor olsam da bu sentez bana çoğunlukla mantıklı gelmiyor.) Psikoloji biliminin bittiği yerin sufizmin başlangıcı olduğuna dair açıkladığı bölümün ise ikna edici olduğunu söyleyebilirim. Kitabı bir süre önce bitirmiş olsam da altını çizdiğim kısımları tekrar tekrar okuyorum. Sanırım tek seferde anlaşılacak bir hikaye değil çünkü yazarın bahsettiği birçok şey benim için ufuk çizgisinde dahi görünmüyor. Derinleşmeden üstten bir okuma yapılmasını, merak uyandirdiysa sonrasında üzerinde çalışılmasını öneririm. Çünkü bazı kitaplar sizi bir uçtan diğer uca savurma gücüne sahiptir. Bu geçişler insan için ancak tedrici ilerlediginde sağlıklı olabilir.