Adrian Tchaikovsky’nin Terrible World: Revolutions başlığında yayımlanan novellalarından olan Devler geçtiğimiz günlerde Eksikparça yayınları tarafından okurlara sunuldu. Şafak Tahmaz çevirisiyle basılan kitap, bilimkurgunun farklı alt türlerinden esintiler içerse de başarılı bir distopya örneği. Kitap üçüncü bir gözlemci tarafından ana karaktere yönelik bir anlatı şeklinde yazılmış. Bu durumu başlarda çok yadırgadım. Hatta çeviriden kaynaklı olabileceğini düşünüp orijinal baskıyı da inceledim. Bu seçimin nedenini kitabın sonlarına doğru anladım.
Devlerin hükmettiği bir dünyada, besin zincirinin tepesindeki yerini kaybeden insanlar köle sınıfını oluşturuyor. Kısa yaşamlarını Tanrı’nın kutsadığı efendilerine hizmet etmek için harcayan insanlar, rahipler tarafından var olma amaçlarının bu olduğuna öyle bir inandırılmışlar ki özgür olma düşüncesini küfür olarak görür durumdalar. Ana karakterimiz olan Torquell, ailesine yapılan zulmü kabullenemiyor ve vergi toplamaya gelen devlerden birini öldürüyor. Torquell kaçışıyla beraber küçük dünyasından sıyrılıp bu düzenin temelini araştıracağı bir yolculuğa çıkıyor.
Ortaçağ havasında başlayan kitap bir noktadan sonra bambaşka bir yere evriliyor. Biyoteknoloji, çarpık toplumsal düzen, toplumları uyutmak için kurgulanmış bir din, kendi çıkarlarını korumak için savaştırılan olaydan habersiz ordular, küçük dünyalarında kutsal bir amaca hizmet ettiğini düşünerek ömrünü tüketen insanlar ve dahası ilginizi çekiyorsa kitaba bir şans verebilirsiniz. Kitabın dili ağır olmadığından bir oturuşta bile bitirilecek bir eser. Ayrıca kitabın sonunda gerçekten şaşırdığımı da eklemek isterim.