·128 syf.····Okunma: 07 Ekim 2024 20:45 Söz konusu zaman, hafıza, bellek gibi temalar olduğunda akla ilk gelen isim Patrick Modiano geliyor. Yazarın dilimize çevrilmiş kitaplarıyla bu kitabı içerik olarak birbirine çok benziyor. “Dora Bruder” yazarın en kişisel yapıtı olarak biliniyor. Kitaptaki 1. tekil anlatıcı hayali bir kahraman değil, bizzat yazarın kendisidir. Okuması güç olan bu kitap ne kadar roman kategorisine girebilir bilemem. Çünkü otobiyografik bir hikâyeyi andırıyor bu kitap. Bir dedektif sabrı ve kararlılığıyla kayıp bir kadının izini sürmek de bu kitabı biraz dedektif roman kategorisine sokuyor. Kitabı bir yandan belgesel gibi okumak da mümkün. Aslında bu kitapta her türden birazcık var.
“Dora Bruder” İkinci Dünya Savaşı sırasında Paris Nazi yönetimi altındayken 1941 yılında kaybolan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Yahudi bir kız hakkındadır. Arayış yazarın bir kayıp ilanı yazısını görmesiyle başlıyor.
“Kayıp genç kız aranıyor, Dora Bruder, 15 yaşında,1.55 boyunda, oval yüz, gri-kestane gözler, üzerinde gri renkli spor bir manto, bordo kazak, lacivert etek ve şapka ile kahverengi spor ayakkabılar var. Her türlü bilginin Ornano Bulvarı no. 41, Paris adresindeki Mösyö ve Madam Bruder’e iletilmesi.”
Yazar kayıp kıza ve ailesine ait her türlü ipucunun peşinden gidiyor. Dora’ya ait her türlü somut bilgi bir yapbozun parçası gibi tek tek yazar tarafından birleştiriliyor. Özellikle 1941 ila 1942 yılları arasındaki resmi evraklardaki bilgilere başvuruyor. Bunları sınıflandırıyor ve analiz ederek kayıp kız hakkında bilgi sahibi olmaya çalışıyor. Bu şekilde yazar bize bir kızın geçmişini inşa ediyor. Aslında bence Dora Bruder üzerinden yazar kayıp bir ulusun izini sürüyor. Çünkü o yıllarda bu şekilde Nazi zulmünden kaçan ya da bu zulme maruz kalan pek çok insan vardı. Pek çok insan bir şekilde ardında tek bir iz bırakmadan ortadan kaybolmuştur. Dora Bruder aslında toplama kampındaki milyonlarca kurbandan sadece biridir.
Ancak yazarın kitapta bir sürü ayrıntıya yer vermesi bence okuma seyrine gölge düşürüyor. Yer isimleri, adresler, özel isimler, akrabalık dereceleri çeşitli evraklar ve raporlar o kadar çok ki! Okur tüm bu bilgiler içinde zaten Dora Bruder gibi kaybolup gidiyor. Bir süre sonra okur kayıp bir kızın peşinden gitmek yerine içine düştüğü bu labirentten tek başına çıkmaya çalışıyor. Bu kitap tema olarak her ne kadar yazarın diğer kitaplarına benzese de içerik olarak çok farklı ve şunu da itiraf edebilirim ki okumaktan en az keyif aldığım kitap bu oldu.