Puan vermedi·192 syf.····Okunma: 12 Kasım 2022 12:34 Düşünceleri aktaracakken sanırım en zoru o düşünceleri bağlamak! İsmet Özel şöyle demiş: “Kaybolmak istemeyen her insan ses vermelidir. Sesini bir şekilde duyurmalıdır. Her kim ‘beni okuyacak bir kişi vardır’ diye düşünüyorsa hemen yazmaya başlasın ve imkan bulursa ciltler dolusu yazsın..” Kitapta da bu düşünce ile ilişkili şu satırlar geçiyor: “Kendini geliştirmek istiyorsan, işe yanındakini geliştirerek başla.” Bu kitabı çok merak ediyordum ve bu kitaptan çok şey öğrendim. Merak ederek öğrenmek, öğrenmelerin en güzeli olsa gerek.
Gerçekliği her ne kadar birbirini oluşturan ayrı ayrı parçalardan oluşan bir toplam gibi algılasak da gerçeklik, birbirinden ayrılmaz ilişkilerden oluşan bütünsel bağlantılar ağı! Her şey görülmez ağlarla birbirine bağlı ve etkileşim içerisinde. Bizi biz yapan en önemli şey ilişkilerimiz. Tek başına hiçbir “şeyin” bir anlamı yok. Her şey ilişkisi olduğu şeylerle anlamlı ve içinde bulunduğumuz yüzyılda en başlı sıkıntılardan birinin de anlam arayışı olduğunu gözlemliyorum.
Yaşamda öğrenmenin okumaktan, dinlemekten çok daha farklı bir yöntemi var: yaşama kulak vermek. Gerçekten de Türker Kılıç’ın dediği gibi: “Yaşam, yaşantı dili ile konuşan en yetkin ve esas öğretmendir.”