Gönderi

Ey minik yaprak, söyle nasıl buldun dalı delecek gücü?
Puan vermedi·276 syf.··
2024 45. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2024 00:03
Kitap Mevlâna'nın derinliklerini amaç etmiş bir şekilde yazılmış. Çok etkisinde kaldığım Aşk kitabını bu Bir Anadolu Hümanisti Mevlana okuduktan sonra okumuş olsaydım, Şems ile Mevlâna'nın dünyasına bakışım çok daha farklı olacaktı diye düşündüm. "Amaç, insandır. Ama, kuşkusuz her insan değil. Yalnızca kişisel çıkarlarıyla ilgilenen, hayatın nimetlerini bir tek kendisi için toparlamanın gündelik telaşı üzerine çıkamayan bir insan, insan olarak kendi varlığının önüne kendisi perde olur." Mevlâna için perdeyi kaldırmış diyebiliriz. Benlik kavramı ortadan kalktığında, ne sen kalır ne de ben bilincinde bir ozanın bu boyuta gelene kadar ki yolculuğuna kitabın her satırında, bir ışık niteliğinde ruha işleyen sözlerle tanık oluyoruz. Ben her zaman Mevlâna'nın Şems ile buluşmasını ruheşlerinin Partnerlik boyutundan çok daha ötede olduğunu ve bununla sınırlandırılamayacak bir kavram olduğunu düşünürdüm. Nitekim Şems ebedî yolculuğuna gittiğinde, Selahaddin ve Hüsameddin'in bu yoldaşlığı devam ettirdiklerini görünce ruhun kafese kapatılamayacak bir kuş olduğu gerçeğini iyice anladım... Zaten Mevlâna da bunu doğrular gibi kendisine yöneltilen soruyu şöyle yanıtlıyor; Üç naibten hangisi daha yüce: Şems mi, Selahaddin mi yoksa Hüsameddin mi?" diye sordu. Şu yanıtı verdi ozan: "Ey yoldaş! Şems güneş gibiydi. Selahaddin aya benzerdi. Şah Hüsameddin'se yıldıza benzer... Güneş batınca geceyi ay aydınlatır. Ay bulutun ardına girince de, yıldızların hükmü başlamaz mı?" Mevlâna şems ile karşılaştıktan sonra kendinde bulduğu parçaları nereye koyacağını bildi. Ama insanın kendini görmesi öyle kolay bir iş mi? Kendini gösterene Aşk ile bağlanmış olması gerekmez mi? Gördüğünün kendinden gayrı olmadığını bilecek kadar saflık içinde olmak gerekmez mi? İşte tam da bu saflık, bu adanmışlık,bu inanç ve bu Aşk Mevlânayı, şemsten, Şemsi de Mevlânadan ayırt etmeden bir kıldı... Mesnevîye verdiği emeği okuyunca, açıkçası ne kadar da değerli bir eser olabileceğini düşündüm. Mesnevînin beni seçtiği gün geldiğinde okumayı çok isterim. Hayata,insana, yaradılışa bakış açınızı değiştirebilecek bir kitap. Tıpkı Mevlâna'nın yıllar geçtikçe o yokken bile içinde Şems olduğunu anladığı gibi. Bir şeyi özümsediğinizde,o da sizden bir parça olarak varlığını sürdürmeye devam eder. Ölümsüzlük böyle bir şey değil mi? Demiş ki Mevlâna; "Ben o padişah değilim ki, tahtan ineyim de tabuta gireyim. Alnımda ölümsüzlüğün damgası var."
Bir Anadolu Hümanisti MevlanaRadi Fiş · Kor Kitap · 2020112 okunma
··
102 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.