Gönderi

Puan vermedi·275 syf.··
Beğendi
·
2024 15. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2024 20:59
KADINI NEDEN ÜZÜYORSUNUZ? ** Çağımızda erkekler avcı kimliklerine geri döndüler. Kadınlar ise duygusal boşluklarıyla baş başa kaldı. Her şey çok hızlı akıyor. Dünya kolaylaştıkça eylemler çoğalıyor ama daha karmaşık ve zorlayıcı. Bu kitap yanlızlıkla ilgili. Zaten neredeyse her kitap yalnızlıkla ilgili. Kalabalıklar ve rollerimizi üzerimizden çıkardığımızda yüz yüze gelmekten kaçtığımız yalnızlıkla. Özelde kadını konuşmak klişe ama gerekli. Farkındalığı yükseltmek adına. Değişim farkındalıkla başlar zira. Kadınların sosyal hayata daha aktif katılımı onları birey olmaya daha fazla yaklaştırsa da cinsiyet itibariyle kadın kimliği hala hassas ve kırılgan. Duygularımız en zayıf noktamız. Hele hele cinsellik tam bir kördüğüm... Erkek egemen sosyal hayatın içinde, Bir kadın olarak güçlü olmak ne demek, bunun daha net tanımlanması gerekiyor. Duygularıyla tek başına kalan kadının bir erkeğe yaslanmadan (baba, Koca, kardeş ya da sevgili farketmeksizin) güçlü kalabilmesi çok zor. Toplumun genelinde kadına baktığımızda çocuğu o doğurduğu için sanki anne rolüyle cezalandırılmış gibi. Eli kolu bağlı, mahkum ve kıramadığı bir kurban rolüne hapsolmuş durumda. Bu onu zayıflatıyor. Yalnızlaştırıyor. Rekabet edemediği hemcinslerinin de bunda payı büyük. Kim olduğunu bilmeden kendini tanımadan rollere adanan kadın, kullanılıp sömürülebileceği neyi varsa feda ediyor gönüllü. Kabul görmek, onaylanmak, istenmek, sevilmek adına. Ne istediğini kimse sormuyor. Neyi istemediği de kimsenin umrunda değil. Aslında ne istediğini kendisi de bilmiyor. Ne istemediğini keşfedecek zamanı ve alanı da yok. Kendisi için yaşamıyor kadın. Yaşamak istediğinde çarpacağı ilk duvar avcı erkek profili. Sonrası birazcık heyecan, heves, haz ve depresyon... En feci sonucu da her gün artarak sayaca bir yenisi eklenen kadın cinayeti. Baskın kimliklerini kadın(lar) üzerinden doyuran erkek cinsi sosyal üstünlüğünü her alanda tatmin ederek istediğini almanın bir yolunu buluyor. Bu değişmeyecek. Değişmesi gereken kadının bu güçsüzlüğü bir an önce terk etmek istemesi. Bunu başkası onun adına yapamaz. Sadece kendisi başarabilir. Kullanılan bir şey olmayı reddetmeli. Kendisi olabilmeyi istemeli. Kendisi olabilmek için bir şeyler yapmalı. Kendini rolleri üzerinden tanımlamamalı. İstemediği şeyleri yapmayacak kadar gücü ve hata yaptığında bunu kabullenecek kadar cesareti olmalı. Herkes üzülür, herkes hata yapar, herkes düşer ama ayağa kalkabilecek kadar kendini inşa et. Duygularının altında yatan boşlukları iyi analiz et. Hangi boşluklar seni av konumuna getiriyor, fark et. Bir avcı seni nereden vurursa ölürsün, bunu öğren. Yara almadan kurtulmak imkansıza yakın olsa da hedef aldıkları yer yaraların olmasın, dikkat et. Hayatın senin elinde olsun. Kolay ölme. Efesliler, 5:22-23," Ey kadınlar, boyun eğin!" Senden her konuda güvenilir olman beklenirken, herkesin çok değer verdiği paha biçilemez bir vazoyu kırmak tüm dünyaya meydan okuyormuş hissiyle seni rahatlatabilir. Ancak o vazo paramparça olduktan sonra bir daha asla eski haline geri getirilemez. Tüm parçaları eksiksiz biçimde yapıştırmak mümkün olmaz. Bununla baş edebilecek ve eksik parçalarla yaşamaya devam edebilecek miyiz, bunu düşünmemiz gerekir. Bu kitabın ana karakteri olan kadın İsviçre'de - güçlü bir sistemin içinde - yaşayan bir gazeteci. Modern yalnızlık sebebiyle yaptığı hatayı toparlayabilecek ve kaldığı yerden hayatına devam edebilecek şartların konforundan emin. Yaşadığı biraz şımarıklık gibi geldi bana. Yaygın ve gittikçe daha da yaygınlaşan bir şımarıklık; Aldatmak... Coelho'nun kadın ruhunu böylesine iyi tahlil edebilmesini ve benim bir kitap karakterini gerçek biri gibi okuyabilmemi onun ustalığına versem de ben kitabı genel anlamda şımarık buldum. Kadını kurban etmeden 'aldatma' konusunu kapatmak zordur. Konu çok eski bir savaşa dayanıyorsa hem de. Kadın ve erkek arasında ilk insandan bu yana devam eden savaşa. Kadın gerçekten de erkek için mi yaratıldı? Kitap bitmemiş gibi geldi o yüzden. Belki de Avrupalı bir profil seçtiği için, bizim buralardan bakılınca şımarıklık gibidir olan biten. Bizde dramdır böyle mevzular. Onlarda fantazi. Modernlik çok eşlilik veya açık (saçık) ilişkiler yaşamak mı? Kadın gücünü kendi varlığından/yokluğundan almalı. Nasıl ki erkek dünyasındaki rekabet tüm sistemlere sirayet etmiş ve ayakta kalmak adına bir savaş yürütüyorlarsa aynı şey kadınlar arasında da olmalı. Yaptıklarımız erkeklerin bir buket çiçeğiyle başlamamalı ya da bitmemeli. Savaşımız hayata dair olmalı. Avlanmaktan korkarak savunma stratejileri geliştirmek yerine av olmaktan çıkmanın bir yolunu bulmalıyız. Bir anlaşmanın karşılıklı iki tarafı olabilmeli erkek ve kadın. Zayıf ve güçlü taraf veya yenen yenilen olarak değil. İki eşit taraf olarak hayata karışmalı. Belki alakasız gelebilir ancak kitapta yer bulduğu için madde bağımlılığı üzerinden örnekleyelim; herkes o maddeyi üretenleri, dağıtanları ve satanları suçlar ve kullananlar kurbanmış gibi bir algı oluşur. Hiç kimsenin talep etmediğini düşünelim, hiç kimse bunu almıyor ve kullanmıyor. O zaman o kartel kendiliğinden ortadan kalkmaz mı, bir yasaklamaya gerek kalmadan? Erkoları komple kapatalım, kepenkleri full indirelim demiyorum tabii ki:) Ama, hayatımızda da krizlerle uğraşmamak için riskleri ortadan kaldırabilecek stratejilerle yol almamız gerekiyor. Kuyudan çıkamayınca kuyunun derinliğine üzülmek yerine oraya düşmeyecek kadar akılla yaşamayı bilinçli tercih etmeliyiz. Kimseyi suçlamayız o zaman. Kendimizi de kandırmayız. Birbirimizi de. Av olmazsa avcı da olmaz. Ama Tanrı diyor ki: "Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin. Kadının öğretmesine, erkeğe egemen olmasına izin vermiyorum; sakin olsun." Timoteos 2:11–12 Hayat eski bir oyun... Aşk eski bir yalan... Ademle Havva'dan kalan... Kördüğüm... Benim gördüğüm... **Matta, 26:10, Aldatmak Paulo Coelho
1000Kitap
AldatmakPaulo Coelho · Can Yayınları · 20149,4bin okunma
··
726 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kadınlar; erkek beyni için fazlasıyla karmaşık.
Özlem
Gönderi Sahibi
İşlev VS. Konfor🤔
Bir kere kadını, istediği başlığı rakamlarla kodlamaktan başlayarak üzüyorlar😅 İbni Arabi'ye göre; kadın, dünyaya ait güzelliklerin en yüksek mertebede bulunanıdır. Fakat dünyevî güzellikler, ilâhî güzelliği gösteren ve onun yansıması olan bir güzellik olmanın dışında bir hiçtirler. Bütün mevzuyu açıklığa kavuşturan bir izahtır bu. Kendimizle irtibatımızı yitirmenin faturası çok ağır. İncelemeyi görünce, rehabilite olacağımı bildiğimden çok sevindim, öyle de oldu... Okumak düşünmek midir? Evet Özlem için öyledir... Bizleri de düşündürür, okuduğunu bizlere de okutur, öğretir... Varolsun🌹👌❤
Özlem
Gönderi Sahibi
Eylül Türk bildim ben, yoğunluğu vardır dedim🥰