·118 syf.····Okunma: 27 Ekim 2024 00:45 kitap ismiyle ve kapak tasarımıyla ilgimi çok çekmişti. lilith efsanesiyle alakalı bir kitap zannetmiştim ancak lilith çok yersiz kullanılan bir metafordan ibaretmiş ve beni hayal kırıklığına uğrattı.
ilk olarak kitapta metafor olarak kullanılan lilith efsanesini açıklamak istiyorum. lilith, musevilik ve hristiyanlık dinlerinde hz. adem'in ilk eşi olduğu söylenilen bir mit karakter. tıpkı adem gibi tanrı tarafından ve topraktan yaratılmıştır. adem lilithten kendisine itaat etmesini istediğinde eşit olduklarını söyleyip itaat etmemiş ve tanrı'nın yasaklı adını söyleyerek cennetten kovulmuştur. bu noktada yazar, bu efsaneye hiçbir kaynakta bulamadığım bir ekleme yapmış ki bu eklemeyi okurken aşırı rahatsız oldum. ekleme ise şu; tanrı da lilithe aşıktır ve kendi yarattığına aşık olmayı gururuna yediremediği için lilithi lanetlemiştir. yazarın bu kısmı anlatırken kullandığı tanrıyı aşağılayıcı üslup çok rahatsız ediciydi.
gelelim kitap karakterlerine; lilith ile benzetilen lamia, habil ve kabil ile benzeliten kuzey ve güzey kardeşler. lamia toplumsal normlara karşı çıkması, feministliği ile lilithe benzetiliyor ancak ilk geceden birliktelik yaşadığı adamla sahip/köle fantazisi yapıyor. bu noktada lilith ile olan benzerliği tamamen kopuyor.
habil ve kabil kadar taban tabana zıt oldukları ısrarla söylenen kuzey ve güzey kardeşler ise birlikte oldukları kadınları paylaşacak kadar ahlaki açıdan aynılar. yani birinin fiziksel yönden birinin zekasal yönden iyi olması benim gözümde bir zıtlık yaratmıyor.
yazar konu olarak çok sığ ve seviyesiz olan bu kitabı osmanlıca kelimeler, farsça tamlamalar kullanarak derinlik katmaya, entelektüelleştirmeye çalışmış ancak hiçbir işe yaramamış.
kısacası zaman kaybından başka hiçbir özelliği olmayan bir kitap. ama okumak isteyenlere iyi okumalar yine de :)