·216 syf.····Okunma: 27 Ekim 2024 01:02 Yazarın yazmış olduğu son kitabın da sonuna gelmiş bulunuyorum. Bu kitabı, Erhan Kolbaşı’yla beraber yazdığı Novus kitabı tadında olmuş. Novus’ta da regresyon ve ekminezi ile geçmiş yaşantıları anlatıyorlardı. Bu kitapta ise Dilek hanım tek başına yaptığı seansları anlatıyor. Novus’ta dünyadışı yaşama sahip olan yani geçmiş yaşamında dünyadışı deneyim yaşamış olan ve bu nedenle temasları devam edenleri anlatıyorlardı. Bu kitap ise tamamen reenkarnasyona odaklanmış. Yapılan seanslarla insanların geçmiş yaşamları anlattırılıyor. Bu seanslarla reenkarnenin, ruhun deneyimlerinin gerçek olabilirliğine kendince kanıt göstermeye çalışıyor yazar. Tabi bu tartışılır orası ayrı. Bazı seanslarında, ruhun tekrar insan olmak istemediğinden ve buna zorlandığından bahsederken, bazı seanslarında buna gönüllü olunduğundan bahsediyor. Bir de sayısız canlının yaşadığı bu evrende, neden hep reenkarnelere insanların denk geldiği de düşündürücü. Neden hiç başka gezegen, boyut, üst varlık vs denk gelmiyor? Sadece bir örnek gösteriyor o da grilerden ve reptilianlardan bahsediyor. Ama bana biraz bu konuda sığ geldi doğrusu. Koskoca evren sadece dünyadan ve insanlardan oluşmazken, sadece insanlar mı sürekli insan olarak enkarne oluyor? Bir türlü farklı şekilde enkarne olmayı hak edemiyorlar mı? Ya da diğer türler neden hiç insan olarak enkarne olamıyorlar? Tüm canlılar bilinç değil mi? Hepsi kaynak değil mi? Hepsi ışık veya kaynağın parçaları değil mi de sürekli benzer deneyimler yaşamak için bir de zorlanıyorlar? Ceza gibi. Kozmiş bilinç zaten her şeyi farkında değil mi? Neyin cezası ya da sınanması? Bu kadar basit mi her şey. Dediğim gibi tartışılır konular. Çok sorular var cevaplanamayan.. Bunun dışında kitapta insanların şu an yaşadıkları durumlar, karakterler, saplantıları vs hepsinin geçmiş yaşamdan kalan deneyimlerden kaynaklı olduğunu da söylüyor yazar. Örneğin nefessiz kalma korkusu yaşayan bir kişinin geçmiş yaşamında boğulma ile ölmüş olması gibi.. ilgisini çekenler okuyabilirler..