Merhabalar, aslında kitabı daha önce lisede okumuştum satrancı pek sevip ilgi duymadığımdan o zaman ne saçma diyip elime almıştım kült kitap olduğu için okumakta istemiştim bu ön yargı
Ile kitabın içine pek odaklanmamıştım Bundan dolayı kitapla bütünleşememişim demek ki Velhasıl kitap okuma topluluğumuzun bu ayki kitabıydı kitabı inceleyip yorumlamak için tekrar elime aldım bir solukta kitabı okuyunca bugünkü Seda'nın bakış açılarıyla görüşleriyle bambaşka duygular ile kitabın son sayfasını kapattım.
Pek spoiler vermek istemediğimden ötürü duygularımı yazmak istiyorum. Kitaptaki bütün karakterlerin analizi dönemin durumunu vs 20 kişilık ekip ile zaten 3 saat konuştuk.
Psikolojik şiddetin, bedensel şiddetten daha yorucu ve öldürücü olduğunu kitapta çok güzel anlatılmıştır.
Kitabın bu bölümünde insan bi durup HİÇLİKLE VARLIĞIN İNCE BİR ÇİZGİDE RAKS ETTİĞİNİ acı bir şekilde tecrübe ediyor, okurken birebir yaşıyormuş gibi oluyorsunuz.
Son sayfasını okudum ve kendime " birilerinin deliliği (vehmi) başka birilerinin zaferi başarısı oluyor" derken buldum.
Kitap belkide yazarın da kendi ile vedasiydi hayata karşı yenilgisiydi ki yazıya döküp sonradan intihar edip hayatına son veriyor ...
Dünyada bir sürü savaşlar zaferler iktidar kavgaları süregelip gidiyor ama insanın kendi ile olan savaşı bir noktada yakasına yapışıyor, sonra ölü sessizliği ile canlanacagı can alıcı anları bekliyor.
Günlerini varlikla