Puan vermedi·368 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Eylül 2024 00:00 Edebiyatı kurcalamayı seven her okur az çok Roland Barthes’ın yazar öldü görüşünü duymuştur. Bir metin okunduğu sürece vardır ve okuruna göre sayısız okumaya açıktır. Yazarın ölümünü dile getiren Barthes ölümüyle bir romana konu oluyor ve ölümü sayısız okumaya açılıyor hem de “Hayat bir roman değildir.” başlangıç cümlesiyle.
Laurent Binet ilginç bir roman yazmış. Polisiye ve felsefe birlikte ilerliyor, gerçeklikle kurmaca da…Karakterleri ise göstergebilimciler, yapısökümcüler, yirminci yüzyılın öne çıkan entelektüelleri. Faucault, Umberto Eco, Derrida, Sollers birer karakter. Görüşleri kurguya yerleştirilmiş, haklarında detaylı bilginiz olmasa da severek okursunuz diye düşünüyorum. Konuşmak yerine kuş gibi sesler çıkararak tepki veren bir Lacan da var. Bknz:Sollers ve Kristeva’nın verdiği yemek.
Hikayenin çıkış noktası dilin işlevleri. Roman Jakobson dilin altı işlevini tanımlıyor. Bunun için makele karıştırmadan önce az bekleyin, Binet kısa ve öz açıklamış. Her durumda herkesi her şeyi yapmaya ikna edebilecek yedinci bir işlev keşfediliyor ve bu sır Barthes’ın öldürülmesine sebep oluyor. İkna deyince tabii ki iktidarın dahil olmaması düşünülemez! Bir komiser ve göstergebilim alanında çalışan öğretim görevlisi, Barthes’ın ölümünü araştırırken açığa çıkarıyorlar bu yedinci işlevi ve politikacıların olayla ilişkisini. Bu soruşturma sırasında entelektüellerin toplantılarına, felsefi tartışmalarına da katılıyorlar. Özellikle felsefe sevenlerin çok beğeneceği düşündüğüm bölümler.
Çok severek okuduğum bir kitap oldu, bence bu yıl yayımlanan en iyi kitaplardan biri. Burada şu alıntıyı yazmalıyım:) “Umberto Eco, hoşça gülümseyerek şöyle diyor: Tek boynuzlu at aramaya çıkıp gergedandan başka bir şey bulamayan insanlar vardır.”