Ruh Adam-Hüseyin Nihal Atsız
10/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
"Gönlüm dolu Âh u zar kaldı. 1000 kitap uygulamasını düzenli kullanmamın üstünden yaklaşık yedi sekiz kitap geçti. İçlerinde en sevdiğim kitaplara rahatlıkça girebilecek bir iki tanesi olmasına rağmen "ruh adam" beni kendine böylesine bağlayıp içinden belli yerlerini ezberleten karakterleriyle kalpten bir yakınlık kurdurup en son da inceleme yazmaya böylesine iten... Ruh Adam aynı zamanda Atsız'ın otobiyografisi. "Edebiyat hakikatlerin hayalle süslenmesi." Uygulamada kitap hakkında aradığım tutkuyla yazılmış bir incelemeye ilk bakışlarda denk gelemedim.Umuyorum biraz daha kurcaladığımda kendiminkini de yazdıktan sonra bulacağım. Böylesine bir kitap çok daha fazla tezahüratı hak ediyor. Okuduğum en güzel kitaptı. Güzelliği "harp sanatı"na yaraşırdı Yarın fizyoloji sınavım olmasına rağmen dün gece 2 saat hiç kalkmadan kitabı bıraktığım yerden başlayarak okudum ve bitirdim. Kitap ki zaten 292 sayfa -arkadaki sözlük kısmını geçerek söylüyorum- eminim bir iki günde rahatlıkla bitirirsiniz. Akıcı bir dili ve sizi içine çeken bir hikayesi var. Kitabın özetini yapmayacağım zaten yukardaki incelemelerde daha kapsamlı haliyle var Ama kısaca: Selim Pusat asker doğmuş askerliği inanç kabul etmiş bir yüzbaşı. Ama kralcı fikirilerinden ötürü 2 sene hapis yatmış , apoletleri sökülmüş, vatan haini ilan edilmiş de bir asker Selim Pusat. "Askerlik rütbe ve elbise değil ruhtur." Kitapsa Pusat'ı ; onun vatan haini ilan edildikten sonra yaşadığı o çöküntüyü, eşi Ayşe'nin onu hayata bağlama çabalarını, kendisinin ilk önce prenses Leyla Mutlak'a sonra Güntülü'ye gönlünü kaptırmasını, bunu kendinin fark edişini ve en çok da kendisiyle ters düşüşlerini bize anlatıyor. "Asker gibi bir askerken" "Aşk gibi bir geçici hevese tutulması" Biricik arkadaşı Şeref'in Selim'e bıraktığı "Tiyatro bitti. Beklemeye lüzum görmüyorum." notuyla intiharı. Ve pek çoğu, içsel çatışmalarının gittikçe artmasına onun kendini günlük hayattan soyutlayışlarına sebebiyet veriyor. Yek karakteri çok sağlamdı. özellikle ilerleyen sayfalarda eski türk lehçelerinde "yek"in kötü ruh yani şeytan anlamına gelirken kelimenin de yazılış olarak zıddı olan "key"kelimesinin çok iyi manasına gelmesi. Yek'in en beklenmedik, en beklendik her yerde Selim Pusat'ın karşısına çıkarak Pusat'ın kafasına girmeleri... Ama beni en etkileyen Şeref'in kalbinin kanaması O kanın kapı koluna , Şeref'in Selim'e bıraktığı fotoğrafının altında yer alan "Ümitli yolun başında, arkadaşım Pusat'a. " notunun silinip kan damlasının notun yerini alması , mahkemede yerdeki kan damlasının gene Şeref'in kanayan kalbinden düşmüş olması. Şeref'in gülümsediği fotoğrafın ağladığı bir hale dönüşmesi Şeref'in apoletleri sökülmüş ceketine giyiyor oluşu... Özellikle de kitapta mahkeme bölümü muhteşemdi. Mahkemede Selim aşık olmaktan yargılanır. Herkes ordadır . Hayatını adadığı bütün Türk hükümdarları, asker olan babası ve dedesi Zerdüşt, Buda , Hz.Muhammed ... Hepsi teker teker konuşup Selim'in suçlu olduğunu söylerler. Bütün arkadaşları ,ailesi mahkemeyi izlemeye gelen o milyonluk kalabalık ,hep bir ağızdan "adalet"diye bağırır Arkada tek bir ses annesinin yere kapanarak bağırdığı "merhamet" . Güntülü'nün elinde getirdiği o bir bardak suyu yere dökmesi ve bardağı fırlatması... Kitap her şeyiyle muhteşemdi. Özellikle de kitabın en başında anlatılan uygur efsanesinin kitaba yedirilmiş olması ve en son sayfalarda o efsaneye bir dokunuş olması. Çok özel bir kitaptı Okumayanlar bir an önce okumalı. Edebiyatımızın baş yapıtlarından.
Edebiyat
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
·
91 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.