Konu güzel ama başka bir şey yok.
Partridge, Stephen King , Ray Bradbury gibi yazarlardan etkilendiğini çokça belli ediyor ama keşke onların anlatım biçimleri ve karakter oluşturma tekniklerinden de etkilenseydi.
Kısa bir hikâye yazılıyorsa eğer, çoğu zaman, karakterler üstünde değil olay üstünde durmak daha mantıklı bir seçenektir. Karakterlerin psikolojisinden ille de bahsedilecekse bunu gelişen olayların gölgesi altında yapmak iyi bir yoldur ( Algernon Blackwood bu konuda harika bir örnek). Aksi durumda bu hikâyede olduğu gibi karakterler arasında gelişen bağ ve verdikleri kararlar okuyucuya çok ani, sığ ve mantıksız gelebilir. Okuyucunun karakterlerle geçirdiği vakit daha kısıtlı olduğundan uzun romanlarların aksine güçlü bir bağ kurulamayacaktır. Bir yazarın bunu düşünerek hareket etmesi gerek. Bağ kurmadığım, birbirleriyle nasıl o kadar hızlı bağ kurduklarını anlamadığım karakterlerin duygularını okumak bana zevk vermiyor.
İki-üç sohbet ediyorlar ve yıllarca içinde yaşadıklarına inandıkları sistem fikrini pat diye değiştiriyorlar. Ya bırak biraz daha uzun olsun kitap ama en azından karakterler okuyucuya geçsin!
Olaylar da mantıksız gelişiyor. Bu paragrafta biraz spoiler vereceğim. Uzun seneler boyunca kusursuz işleyen sistem nasıl o kadar basit bir planla mahvoluyor? Cidden o zamana dek kimse düşünemedi mi yangın çıkarmayı? Hadi düşünemedi diyelim niye kasabadaki tüm çocuklar yangına doğru koşsun işi gücü bırakıp? Bir tek bana mantıksız geliyor olamaz ya! Yaşanan bunca olayın kökenini, sebebini de açıklamadı yazar.
Anlatımı o kadar da kötü değil. Ben şimdiki zamanlı anlatım okumayı sevmem, o yüzden kitaba ilk 35-40 sayfa boyunca odaklanamadım. Neyse ki sonra açıldı. Bunu görmezden gelirsek betimlemeleri güzel, bağlayıcı ama kitabın kötü yanlarını telafi edecek seviyede değil.
"Ben şimdiki zamanlı anlatımdan rahatsız olmam. Kitabın bütün halinde sığ olması da benim için çok önemli değil, bağ kurmasam da olur, konusu ilgimi çekti" diyorsanız şans verebileceğiniz bir kitap bence.
Filmi de varmış ama henüz izlemedim. İzleyince onun hakkındaki düşüncemi yorumlara bırakırım.