Kitabı bitirdiğimde "Bir buçuk günü 200 sayfaya nasıl sığdırılabilir" diye düşündüm. Sığdırılabilirmiş...
Şimdiye kadar okuduğum kurgu romanlarından çok farklı bulduğum bir kitap. Çok güzel bir akışı var kitabın. Elinize aldığınızda bırakamayacağınız bir kitap, ben bayıldım #k:414802.
Bir buçuk günü şimdi nasıl 200 sayfaya sığdırıldığını anlatayım. Kitap, farklı karakterin başından geçenleri anlatıyor; Karakterlerin hayatını, mesleklerini, içinde bulundukları durumu, pişmanlıklarını, hayallerini, sırlarını ve en çok da BILMEDIKLERINI çok güzel bir şekilde 200 sayfaya döküyor.
Şermin Yaşar 'a çok teşekkür ederim bu kadar güzel bir eseri bizimle paylaştığı için.
Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim .
KITAPTAN BAZI ALINTILAR
√ Ulan nasıl bir toplum baskısı varsa üzerimizde, genç yaşımızda göçtüğümüze, sevdiğimize kavuşamadan öldüğümüze yanmıyoruz da hala yakalanacağız da rezil olacağız diye düşünüyoruz.
√ Katlandım. Nasıl dayandım bilmiyorum ama dayandım. Onun mutlu olduğunu düşünüp teselli ettim kendimi. Kendime ona kızmamayı öğrettim. Kendime onun mutluluğunu dilemeyi öğrettim.
√ Kolay değil herkesten küçük olup da herkesten daha büyük olmak, kolay değil.
√ Bu dünyamda günahın büyüğüne küçüğüne yer yok. Çünkü en büyük günah benim.
√ Zenginin zengin diye derdi olamaz. Fakirin fakir diye. Gencin genç diye. Yaşlının yaşlı diye. Kime hak lan bu dert dediğimiz şey..