Kitapta bahsedildiği üzere zatın yargısal çokluğu sonucu varlığımızın mutlak bir hakikat üretmesi mümkün değildir. Acziyetin farkında olup iyiyi ve kötüyü ölçülendirmenin ve vasfımızı tanımlayabilenin mutlak hakikate dayandığını söyleyebilirim. "Akıl fiilinin" davranışlarının bu hakikate dayanması ile her insanda fıtraten olan güzel ahlakın tamamlanacağı gerçek. Bunun gerçekleşmesine engeller ise héva; kötü Arzu/eğilimler, şuursuz taklittir.