Ana karakterimiz Emre, ailesiyle yaptığı bir yolculuk esnasında elim bir trafik kazası sonucu annesini kaybeder, babası ve kendisi kurtulur. Emre henüz 2 yaşındadır annesiz kaldığında.. Yaşanan olay sonucunda babasının psikolojisi alt üst olur, Emre diğer akrabalarının elinde büyür.
Babasının tayini başka bir şehire çıktığında Emre gitmez ve akrabalarının yanında kalır. Annesiz kalan Emre, şimdi de babasız kalmıştır. İlkokul biter, ortaokul döneminde Mahru ile tanışır. Lisede yolları ayrılsa da kader onları tekrar birleştirir. Emre’nin tek yaşam kaynağı Mahru olmuştur. Zaman geçer ve aynı şehirde üniversite kazanırlar ama Emre, Mahru’ya bir türlü açılamaz.
Yeni şehir onlara ne gibi sürprizler getirecek?
Emre, anneden babadan görmediği sevgiyi, şefkati Mahru’dan görecek mi?
Annem “Annesi olmayanın, babası hiç olmaz.” der. Kitap boyunca bu söz kulaklarımda yankılandı. Emre’ye o kadar üzüldüm ki. Babası Mehmet Bey’e de zaman zaman üzülsem de genel olarak kızdım. Böyle olmaması gerekiyordu. Ve Mahru..