·67 syf.····Okunma: 26 Ekim 2024 09:13 Tezer Özlü'nün bu kitabı bana Hasan Ali Toptaş'ın kalemini anımsattı. Olaydan ziyade betimlemeler, anlatım tarzı ve sanat ön planda. Kahraman bakış açısıyla yazılmış fakat kahramanın kim olduğu başlarda belirsiz. Okurken tahminlerde bulunuyorsunuz. Kitabın 2. bölümüne doğru da anlıyorsunuz ki, kahramanın anıları anlatılıyor; klinikte yatarken bölük bölük hatırladığı anıları... Yer yer ve aklına geldikçe döküyor içini bize. 24 yaşında bir kız için hayat nasıl bu kadar zor olabilir diyebilirsiniz içinizden. Oluyormuş... Hatta klinikteki hastaların durumunu okumaya yürek dayanmıyor. İyileşme yeri değil daha da kötüleşme yeri olarak tasvir ediliyor. Korkudan hastaların yapmak istemedikleri şeyleri bile yaptıklarını okuyorum. Hatta bir bölümünde diyor ki; " Beni iyileştiren ne şok. Ne de ilaçlar. Beni iyileştiren, bu kliniklere bir kez daha kilitlenme olasılığının verdiği büyük ve derin korku."
Bana genel anlamda hitap etti fakat benim gibi yanlız yaşayan insanların okumasını tavsiye etmem. Veyahut içe dönük insanların.. Etkilenebiliyorsunuz çünkü ister istemez. İnsana kendi yaşamını sorgulatıyor.