8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
Açlık, Norveçli yazar Knut Hamsun’a ait okuduğum ilk kitap oldu. Konusu ile ilgili bir spoiler (tat kaçıran) ile karşılaşmadığım için okuduğum süre boyunca beni merak ettirmeyi başardı. Hikaye baştan sonra kadar adını bilmediğimiz ve öğrenip öğrenemeyeceğimizi düşündüren kahramanımızın ağzından anlatılıyor ve aslında kitabımızın baş kahramanı aynı zamanda tek kahramanı da sayılıyor. Çünkü kahramanımızın kısa sürelerle iletişim kurduğu diğer karakterlerin hiçbiri kitabın ikinci kahramanı olacak ölçüde önem arz etmediği gibi anlatıda bunu hak edecek ölçüde yer de kaplamıyor. Baş karakterimiz ve anlatıcımız haricindeki bütün karakterler birer figüran seviyesini aşamıyorlar. Açıkçası buna sebep olan durumun karakterimizin “egosantrik” diyebileceğimiz tutumu olduğunu söylersem abartmış olmayacağımı düşünüyorum. Zira karakterimiz ciddi boyutta bir açlık ve yoksulluk çekmesine rağmen çevresinde olan biten her olayı, insanların her tavrını kendisiyle bağlantılı gibi değerlendirmektedir. Örneğin birisi yolda onu görmediğinde bunun sebebinin “karakterimizin sefil durumunu görüp onu utandırmamak veya karakterimize borç para veremeyecek durumda olduğundan utandığı için” görmezden gelmesi olduğunu düşünebiliyor. Kitapta adından da anlaşılacağı üzere Norveç’in başkenti Oslo’da -o zamanki adıyla Kristiania- bir tür hayatta kalma mücadelesi veren ve yazar olduğunu iddia eden bir adamın yoksulluğun belki de en alt kademelerinde, daha da ötesi gerçek anlamda bir açlık içinde geçirdiği tahminen 1-2 aylık süreç anlatılıyor. Kahramanımız bir teneke atölyesinin çatı katında bir yatak, bir masa ve bir battaniyeden başka bir şey olmayan kiralık bir odada kalmakta olan işsiz, parasız ve kimsesiz biridir. Ara sıra eşyalarını götürdüğü “amcası”ndan bahsetse de hikaye ilerledikçe amcanın gerçek kimliği ve kahramanımızın büyük çaresizliği ortaya çıkmaktadır. Öyle ki kirasını ödeyemediği için kalacak yer bile bulmakta zorlanmaktadır. Ailesi, önceki hayatı, nasıl bu duruma düştüğüne dair hiçbir şey bilmediğimiz kahramanımız yazdığı ya da yazmaya çalıştığı yazıları gazeteye satarak tabiri caizse ancak günü kurtararak, çoğunlukla onu da kurtaramayarak hayatını sürdürmektedir. Çoğu günü hiçbir şey yemeden, açlıktan yorgun ve bitkin düşmüş hâlde geçiren karakterimiz buna rağmen abartılı sayılabilecek derecede gururlu tavrını asla terk etmez. Eline hasbelkader geçen bir parayı bile bir başkasına vermekten, kendisine bir dilim ekmek bulamazken borç isteyen birine yardım etmek için para bulmaya çalışmaktan asla vazgeçmez. Eline haksızca geçtiğini düşündüğü paraları ise asla kabullenemez. Bazen açlığa yenik düşerek birilerinden borç isteme niyetiyle bir yerlere gitse de bazen de yardım talebinde bulunanları reddeder. Üzücü ve perişan hâline rağmen ve bunu bazen fark edip isyan etmesine rağmen, kendisini her zaman geçici bir zorluk içinde olan ve çok da düşmemiş biri gibi görür. Karakterin bu durumu bir açıdan onu kibirli göstermekte, diğer yandan ise gerçeklikten uzaklaştığı düşüncesini kuvvetlendirmektedir. Ancak üçüncü bir bakış açısı sunmak gerekirse, karakterin tutunabilecek tek şeyinin moral değerleri olduğu da düşünülebilir. Karakterimizin, insanlarla kurduğu iletişimlerdeki tavırları da oldukça ilginçtir. Sokakta gördüğü ama tanımadığı bir kadınla flörtleşmeye çalışıp garip tavırlar sergilemesi, çeşitli yerlerde karşılaştığı insanlara kaldığı yer, çalıştığı iş, bazı insanlar ve hatta kendi kimliği ile ilgili yalan söylemesi oldukça dikkat çekicidir. Bir menfaat gütmeden insanları kandırmaktan zevk alır bir hâli vardır ve bununla eğleniyor mu yoksa zihinsel sağlığını mı kaybediyor diye düşündürdüğünü söylemeliyim. Keza iyi bir yazar olduğuna inanması ve hemen bir makale veya hikaye yazarak, bundan para kazanabileceğini düşünmesine rağmen pek fazla bir şey üretemiyor olması da daha önce bahsettiğim durumlardan bağımsız yorumlanmamalıdır. Sonuç olarak Knut Hamsun’un Açlık’ının, beni çoğunlukla üzen ancak zaman zaman trajikomik durumlara gülümsememe sebep olan, bazı noktalarda kızdıran ve genel anlamda ise gerçekten düşündüren bir kitap olarak hayatımda yerini almış olduğunu söyleyebilirim.
Edebiyat & Roman
AçlıkKnut Hamsun · Can Yayınları · 202335,7bin okunma
·
35 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.