Orhan Pamuk yine beni esir etti... İlk başlarda kırmızı saçlı kadından o kadar silik bir şekilde bahsediyorlardı ki sonun hiç böyle gelmesini beklemiyordum. Cem'in, Öngören'deyken kırmızı saçlı kadına olan takıntısı, her gün onu görmeye çalışması bana Masumiyet Müzesi' ni hatırlattı.
Kitapta sürekli Sophokles'in Kral Oidipus'u ve Firdevsi'nin Rüstem ve Sührab'ını tartıştılar. Neden bu kadar çok bahsedildiğini ise en sonunda anlayacaksınız.
"Çünkü eski masal ve efsanelerdeki şeyler en sonunda gelir başınıza. Ne kadar çok okur, efsanelere ne kadar çok inanırsanız, o kadar çok gelir. Zaten dinlediğin hikaye başına geleceği için ona efsane dersin."
Orhan Pamuk