·133 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Kasım 2024 05:10 Sonlara doğru okudukça gözyaşlarımı tutamadığım tiyatro eseri. O nasıl bir finaldi öyle... Yalnız itiraf edeyim sonunun bu şekilde bitmeyeceğini sanıyordum. Dünyanın 1 Numaralı tiyatro eseri olmayı bence sonuna kadar hak ediyor. Çünkü finaliyle verdiği derse bakarsak.. Shakespeare zamanında Nobel verilseydi kesin kazanırdı. O derece keskindi muharririn kalemi. Aşka da gelirsek saygıdan gökle yer ağlayacaktı. Nitekim tasvirleriyle de bunu resmen konuşturmuş muharrir. Aşkın bu dünyada insana neler yaptırabileceğini, yaptıramayacağı hiçbir şey olmadığını çok güzel anlatmış Shakespeare... Gerçek hayata dönecek olursam; kendiminde başımdan aynı kitaptaki yaşlarda geçen bir olay geçmişti zaten o gün bugündür talih yüzüme bakmadı. Toyluğun verdiği bir tekdüzelikle o aşkı başımdan çok kolay savmıştım. Şimdilerdeyse aşkını dileniyorum umarım Tanrım bir kapı açar. Her ne kadar aradan yıllar geçsede.. Ama o ilk günkü tazeliğini korumuyor aşkım, yaşlandıkça yıllandıkça sadıkta kalamıyor insan sanırım sevdiğine. Neyse çok uzattım her nerdeysen mutlusundur umarım.(kitabı sahafçı abiden alırken dünyanın 1 numaralı tiyatro eserini aldığımı dahi bilmiyordum)
"ah, sevgili Juliet,
Neden böyle güzelsin hâlâ? Yoksa
Ele avuca sığmayan ölüm mü âşık oldu sana?
İnanayım mı o iğrenç canavarın bu karanlıkta
Sevgilisi olasın diye seni sakladığına?" (en büyük korkum bu meleğim)