·688 syf.····Okunma: 03 Kasım 2024 16:25 “Yaşamlarımız başkalarının yaşamını etkiler.”
Serinin üçüncü kitabı da bitti.Yine oldukça akıcıydı.Olaylar sürükleyiciydi.Ama tekrara düşmüş gibiydi.Bu yüzden bir puanı kırdım.
Aslında üç kitap da birbirini tekrarlıyor gibi.Birinci kitap giriş kitabıydı zaten ona bir şey dediğim yok.İkinci kitap yeni karakterler yeni topluluklar şehirler derken kendini okuttu.Ama üçüncü kitap da bu ikisinin tekrarı gibi olunca biraz canım sıkıldı.
Tamam bir sürü yeni şeyler öğreniyoruz, hikaye gittikçe derinleşiyor ama yaşanan olaylar hep aynı.İşte başlarda biraz durağan geçer, sonra bi saldırı olur, karakterlerin yolları isteyerek ya da istemeyerek ayrı düşer.Birileri kaçırılır birileri onları kurtarır.Birileri birilerinin hayatını kurtarır.Sonlara doğru tamamen birbirinden habersiz bu insanlar bir şekilde kendilerini aynı yerde buluverir.Çünkü Çark dilediği gibi dokur, onlar ta’veren.Sorgulamak olmaz.Sonra felakete sebep olacak bir şeyi son dakika durdururlar.Son sayfalarda Rand, Karanlık Varlık’la yüzleşmek zorunda kalır.Savaşırlar, Rand Karanlık Varlığı öldürdüğünü sanır.Yarım saat sevinecek gibi olur sonra Moiraine gelir, “Karanlık Varlık iki kılıç darbesi iki ateş topuyla ölür mü hiç?Ölmedi tabi ki.Bİr dahaki sefere inşallah.” der herkesin hevesini kursağında bırakır :D Üç kitapta da olay örgüsü böyleydi.Umarım diğer kitaplar böyle değildir.Eğer öyleyse büyük sıkıntı.
Biraz karakterlerden bahsedelim.
Mat karakteri bu kitapta daha iyiydi diyebilirim.Dönüştüğü bu kişiye daha mı fazla sinirlenirim yoksa daha mı fazla sevinirim bunu zaman gösterecek.Ama beni güldürdüğü yerler yoktu diyemem.
Egwene karakteri bu kitapta en gıcık olduğum kişi olabilir.Bi havalar, bi terslenmeler.Görende Aes Sedai oldu sanır.Bi sınava girdi başardı diye bu artistlik neden?Nynaeve ile kendini eşit görmeler üstünlük taslamalar.Hayırdır yani?En sonunda Eleyna onu bi güzel silkeledi.O sahnede içimin yağları eridi resmen.Umarım kendine gelmiştir yoksa kitabın içine dalıp bir de ben silkeleyeceğim onu.
En iyi karakter gelişimini Perrin gösterdi bence.Lan’dan sonra en sevdiğim erkek karakter oldu kendisi.
Rand için fazla bir şey söyleyemeyeceğim çünkü kitapta çok az göründü.Ama son sahnede ben yenidendoğan ejderim diye haykırması ve artık kukla sahte ejder şüphelerini kafasından tamamen silmesi yerinde oldu.Geç bile kalmıştı.
Moiraine karakteri ise hep soğuk bulduğum bir karakterdi ve bu kitapta da beni şaşırtmadı.Sürekli gizemli konuşması, kimseyle doğru düzgün bir şey paylaşmaması, planların kontrolünü kaybetmesine sinirlenmesi beni sıktı artık.Kitaptaki karakter de dahil kimse yaptıklarının amacını anlamış değil.
Sözde kısa bi inceleme olacaktı ama naparsınız birinden bahsedip ötekinden bahsetmesen olmuyor.Buraya kadar okuduysanız sabrınızı taktir ediyorum.
Dördüncü kitabın daha farklı olmasını yürekten diliyorum.Bir sonraki incelemede görüşmek üzere.Kitaplarla kalın. :)