5/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2024 17. kitabı
ATEŞTEN GÖMLEK Halide Edip Adıvar' ı anlamak için koşulsuz vatana aşık olmak gerekir. Onu Kurtuluş dönemi her platformda görmekten kendimizi alıkoyamayız. Düşünsenize hiçbir kitle iletişim aracı olmadan iki yüz bin kişiyi bir meydanda toplayıp Kurtuluş Mitingi'nde insanları yüreklendirecek, onların kaybettiği umutları tekrardan yeşertecek o konuşmayı yapacak ve mücadelenin en önemli aşamasında yer alacaktır. Hele ki o dönem kadınların fazla yetkiye sahip olmadıklarını varsayarsak. Kadınların da bu mücadelede aktif rol almasını sağlayan yazarımız yüzyıllar sürecek, belki bir millet için hiç bitmeyecek kahramanlık hikayelerine bir idol olarak anılmaya hak kazanacaktı. Ve öyle de oldu. Bu romanda belki Ayşe olarak çıktı karşımıza. 'Ateşten Gömlek' İzmir ' in işgalini anlatan çok güzel kurgulanmış, belgesel niteliğinde bir eser olarak ortaya çıkmıştır. Okurken bir an kendinizi mitingde , bir an cephede hissederken sanki sonunu bilmiyormuşsunuz gibi merak içinde sona ulaşmaya çalışıyorsunuz. 1922' de yayınlanan Kurtuluş Savaşı' nın ilk romanı olma özelliği ile de bir adım önde olan Ateşten Gömlek aslında iki yazarımız arasında bir çekişmeye de sebep olmuştur.Bu sebeple de romanın böyle farklı bir hikayesi vardır. Yakup Kadri Karaosmanoğlu aynı isimle böyle bir romanı yazmak istemiş ve hatta bu fikrini Halide Edip'e de açıklamış. Bunun üzerine Halide Edip romanı yazdıktan sonra aynı isimle piyasaya sürünce Yakup Kadri'ye özür mahiyetinde bir mektup yazmıştır. Oysa bu milletin Ateşten Gömlek' leri hiç bitmeyecektir. Bu gömlek bizim milletimizin üzerinden hiç çıkaramadığı aslında kaderiydi. Belki aynı isimle o dönemde birçok yazar tarafından bu tür romanlar yazılabilir ve yayınlanabilirdi. Bunun yadırganacak bir tarafının olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Anılardan oluşmuş Sakarya Savaşı 'ndan hemen sonra kaleme alınmış olan bu romanı tüm okurlara tavsiye ediyorum.
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202530,3bin okunma
··
99 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.