Alma Mazlumun Ahını Çıkar Aheste Aheste
Puan vermedi·248 syf.··
2024 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2024 15:44
Kitabın adı bana o çok sevdiğim Rus romanlarını hatırlatsa da coğrafyası bambaşka. 19. yüzyıl dönemi, İngiltere, taşra, toplumsal eleştiri, sosyal sınıf...Bence özetler nitelikte. Özet olmayan kısmı ise yazının devamında mevcut. Okumayı düşünenler, aman dikkat edelim. Romanın başında evrensel olan bir gerçek hemen insanın yüzüne çarptırılıyor. Köylü halkın, içlerinden olmayan o yabancı kişilere karşı takındıkları ötekileştirme tavrı. Bizde belki zamanla aşılabilen bir durumdur -henüz tecrübe edecek fırsatı bulamadım- ama zamanın İngilteresini düşünürsek kaçınılmaz olan bir durum olduğunu söyleyebiliriz. Hatta bütün bu gelenekselleşmiş davranışlara karşı kullanılan hür aklın garip görüldüğünden bahsediliyor ki ben buna "e yok artık daha neler" diyorum. Kitaba adını veren karakterden bahsedecek olursak, Silas Marner ve onun "pedallı" dokuma tezgahıyla yazmaya başlayabiliriz. -Kitapta çok bahsedilen bu alet bana babaannemin eski dikiş makinesini hatırlattı. O pedalı gaz pedalı olarak kullandığım ve araba kullanıyormuş hissi uyandıran muhteşem icat...-Neyse kitaba dönelim. Dönmesine dönelim de devamında hiç de iç açıcı olmayan olaylar yaşanıyor. Silas Marner'e elem bir iftira atılıyor hem de hiç beklenmeyen birisi tarafından. Meğer garibimin memleketini terk etme sebebi buymuş...Aydınlandık. Daha sonra gurbette yaşadığı zorluklar ve hayatta kalma mücadelesi anlatılıyor. Bkz: Bir de gurbet yarası var hepsinden derin. Bizim burjuva nerede kaldı diye beklerken "Beyzade Cass" adında bir karakter ortaya çıkıyor. -"Beyzade" haddinden fazla kullanılıyor ve her seferinde kendi ismimi okuyormuşum hissi uyandırıyor- Bahsettiğim bu adamın oğulları da kendisine imtihan, memlekete de ibreti alem olarak gönderilmiş. Gerçi babalarının da çok masum olduğu söylenemez ama neyse. Kitabın içinde bir karakter olsaydım iki kardeşi de önüme alıp "şu şımarık halleri bi bırakın ya adam olun biraz" dememek için kendimi zor tutardım. Yaptığı hareketlerin hangi sonuçları doğurcağını bilmeden yaşayan o insanlar...Gerçekten hiç çekilmiyor. "İnsanın günah işleyerek kendi kendine taktığı boyunduruk, en yumuşak kalplerde bile nefreti besler." alıntısı da durumu özetler nitelikte aslında. Ve çok geçmeden Silas Marner'in miladı olan o olay gerçekleşiyor. Kitabı okumadan önce bu olayın bildirisini almığım için -istemeden oldu tabii- burada yazma gafletinde bulunmak istemiyorum efendim. İpucu "altın". Yok, define filan bulmuyor. Ama manevi olarak bir hazineden söz edebiliriz. Yine şu sözle noktayı koyalım: Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste, paran olsa da deste deste, hesabı zor ödersin son nefeste...
Silas MarnerGeorge Eliot · Can Yayınları · 2020875 okunma
·
107 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.