"Sana bir itirafta bulunmalıyım," diye söze başladı İvan. "Yakınlarımı nasıl seveceğimi hiçbir zaman bilemedim. Bence özellikle yakınlarını sevmek, yabancıları sevmekten daha zordur.
"Dünyada herkes, her şeyden önce hayatı sevmelidir sanıyorum."
"Yaşamın anlamından daha çok yaşamı sevmek mi yani?"
"Kesinlikle öyle, senin söylediğin gibi, mantıktan önce sevmek, mutlaka mantıktan önce sevmek lazım, ancak o zaman anlamını anlayacağım."
Bilir misiniz, suskun çocuklar gururludur, gözyaşlarını uzun süre içlerinde tutarlar, ama kederleri büyükse birden öyle bir koyuverirler ki, gözyaşları artık dökülmekle kalmaz, oluk oluk akmaya başlar, efendim.
O, benim için acıdığım biri oldu. Aşk için olumsuz bir durumdur bu. Eğer onu sevseydim, sevmeye devam etseydim, o zaman belki de şu anda ona acımaz, tam tersine ondan nefret ederdim...