9/10
·143 syf.··
Beğendi
·
2024 83. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2024 15:12
Jung’a bu kitapla başlamayın! Kitap topu topu 155 sayfa “çabucak okurum “ diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Jung arketipi açıklarken Yunan, Roma, Hint, Çin, Mısır mitolojisini kullanıyor. Kur-an ve İncilden alıntılar yapıyor. Bir çok felsefi kelime kullanmış. Hiç biri açıklanmamış. Dipnotlarda sadece nereden bunu aldığı yazıyor. Yazar kısaca “aç, oku, öyle devam et”diyor. 155 sayfa, çapraz okumalarla en az 400-500 sayfa oluyor. Üstelik alan bilgisine de hakim olmanız gerekiyor. Ruh sağlığı çalışanlarına bence daha çok hitap ediyor. İsviçreli Carl Gustav Jung 1961’de öldükten sonra ilk kez 1976’da yayınlanan kitap 2003 yılında Metis yayınları tarafından dilimizde yayınlanıyor. Bir dönem Freud ile çalışan, ondan çok etkilenen hatta mirasçısı görülen Jung, Freud’un cinselliğe yüklediği anlama karşı çıkarak kendi yolunun çiziyor. Psikanalizin önde gelen düşünürlerinden Jung literatüre persona ve arketip kavramlarını katıyor. Freud’un bilinç altına ilave bilinç dışı kavramını geliştiriyor. Gelelim kitabımıza. Kitap dört bölümden oluşuyor; Anne arketipinin psikolojik yönleri, yeniden doğuş üzerine, masallarda ruhun fenomenolojisi üzerine ve hilebaz figürünün psikolojisi üzerine bölüm başlıkları. Rehber öğretmenlerden oluşan bir grup olarak Ekim ayında bu kitabı okuduk. Sadece ilk iki bölümü 2,5 saat konuştuk. Müthiş bir eser. Jung’a hayran olmamak elde değil. Bilinç dışını kollektif bilinçle ilişkilendiriyor ve buna arketip diyor. Arketip her insanda doğuştan var. İçi boş bir çerçeve gibi. Siz zamanla, yaşanmışlıkla bu çerçeveyi ya da gözlüğü dolduruyor ve hayata bunlar aracılığı ile bakıyorsunuz. Kişilik bu yüzden hem bireysel hem de toplumsal. Jung, teolojik kader anlayışı ile bireysel özgürlüğü- seçim hakkını birleştirmiş. Bence çok da güzel olmuş. Anne arketipi çok etkileyiciydi. 100 yıl öncesindeki kadın analizi, bugün Tv dizilerindeki karakterler, kadın tiplemeleri ile örtüşüyor. Erosa yüklediği anlam manidardı. Yeniden doğuş kısmında varoluşçu yaklaşıma paralellikler hissettim. Bu bölümde mitolojiye çok değinmiş. Yedi uyurlar efsanesini. Kur-an 18. ayeti incelemiş. Jung’un İslamiyet bilgisine hakimiyeti beni şaşırttı. Ata ruhları ile ilişki için doğan çocuğa dede-nine ismi koyma geleneği kendi kültürümü ne kadar anlayarak yaşadığım sorgusunu bende uyandırdı. Hızır’ın farklı “donlarla” görünmesi ile karşılaşmak ise şaşırtıcıydı. Yazarın felsefe ile ilgisi de açıkça belli oluyor. Yarı psikolojik, yarı felsefi bir eser olarak değerlendirilebilir. Özellikle üçüncü bölüm “Kurtlarla Koşan Kadınlar” kitabı için taban oluşturuyor. Bu kitabı okuyamayanlar üzgünüm onda da zorlanacaktır. Kısacası zor ama müthiş bir kitaptı. Okurken bir ara tepemden ateş çıkacak gibi hissettim. O kadar çok yeri çizdim o kadar not aldım ki kitap tanınmaz hale geldi. Bir haftadır da etkisindeyim. Dipnotları yetersiz bulduğum için 9 puan veriyorum. Keyifli okumalar diliyorum :)
Psikoloji Felsefe
Dört ArketipCarl Gustav Jung · Metis Yayınları · 20262,683 okunma
·
89 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.