Bu kitabı okuyanlar genellikle şu yorumu yapmışlar farkında mısınız?
Bu kitabı alın okuyun çok fazla araştırma yapmayın, hatta arka yazısını bile okumayın... Kendiniz keşfedin.
Bu İşkenceye biz maruz kaldık sizin de kalmanız için söylenen sözler :) her hangi bir araştırma yapmadan okuyun tavsiyesi...
Biraz abartıyor olabilirim belki ama kitabı sevmedim o net.
Bir günlük okuyoruz. Günlüğü yazan kişinin adının Önce Piranesi oladuğunu öğreniyoruz. Sonsuz bir labirent gibi, heykellerle dolu, çatısı olmayan ortasından okyanus geçen terkedilmiş bir yer burası. Geceleri yıldızları izliyor not ediyor, medcezirleri takip ediypr, gündüzleri bulutları kuşları izliyor Pranesi. Bu arada fanartları harika. Ben burayı önce Piranesinin zihni olarak düşündüm.
Karakterimiz, bu zorlu koşullara sahip evde yaşamaktan hoşnut gibi. sürekli günlük yazıyor. kendi takvim sistemi var ama bir yandan haftanın günlerini de biliyor burası mantık hatası gibi de geldi ona da hadi sesimi çıkarmıyorum.
Diğer bir kaakterimiz ise Öteki dediği kişi. Okurken beni biraz huzursuz etti. Kaldı ki huzursuz ettiği kadar varmış dedim sonunda.
Piranesi'nin tutsaklığına, yalnızlığına, kuşlarla iletişimine ve kurtuluşuna dair metni bitirince bir kaç kitap yorumu dinledim. Bazıları aşırı uç felsefik yorumlamış Spinoza felsefesine falan uzanmış. Bazıları da tamamen bir psikoloji romanı olarak analiz etmiş. Bazıları için ise muhteşem bir gizem romanı.
Bir ressamın soyut resim yaptıktan sonra bir çok sanat eleştirmeninin büyük büyük laflar etmesi gibi geldi. Aslında bazen ressam sadece renklerin dengesi ile oynamaktadır. Yazar Clarke ne amaçladı bilmiyorum ama Kitapta tek sevdiğim yön atmosferiydi.
Özetle, kitabı okumak bana birinin çılgın rüyasını size tüm ayrıntıları ile anlatması gibi hissettirdi.