"Hayır, hayır, Rabb'im, elbette ki biliyorum insan ölümsüzdür. Benim istediğim Bilge bedeninde yaşayan, Bilge kimliğindeki benin ölümsüz olması. Yoksa KİMLİKLER ÖLÜR, İNSAN ÖLMEZ. Bunu biliyorum." (syf 158)
#kitaptanalıntı
Hiç ölümsüz olmayı istediniz mi? Yıllar geçiyor, sevdikleriniz birer birer ebedi aleme göçüyor. Ama siz hala hayattasınız. Derinlemesine düşününce ne kadar korkunç değil mi?
Kitap ile aynı isimli “Ölümsüz” adlı hikayemizin merkezinde , karakterimiz ölümsüzlük elde etme arzusu yer alıyor. Bu arzu onun hayatını kökten değiştiriyor ve beklenmedik sonuçları da oluyor elbet. “İnsan” denilen varlığın sonsuz arzuları vardır da, peki ya bunlar için bir bedel yok mudur?
Kıpkırmızı bir elmaya, yani kainata sahip olmak isteyen “Aşk Tanrıçası” ve “Sevgi Tanrıçası” …Üstelik Sevgi ve Aşk, birbirinizin tam zıttı iki kardeş ve ikiz... Elmanın sahibi kim olacaktı?
“Müebbet” kelimesi ne kadar kolay söyleniyordu değil mi? Oysa ki ; müebbet cezası alan birine, bunu yaşaması hiç de kolay değildi. İşte Tuğrul da aslında suç işleyebilecek biri olmadığı halde , bir anlık gaflet ve kıskaçlık sebebiyle çok kötü bir suç işler. Peki ya başını yastığa koysan da koymasan da vicdan hiç susar mıydı?
"Ölümsüz" kitabı içeresindeki farklı farklı hikayelerle ölümsüzlük arayışının getirdiği sonuçları ve insan doğasının derinliklerine inen bir yolculuğu anlatıyor. Yazar akıcı ve merak uyandıran bir dille her bir hikayede kendimizi bulacağımız,durup da düşüneceğimiz ve bol bol sorgulayacağımız konular işlemiş. Varoluşsal sorunlar, öfkeler,pişmanlıklar, affedemediklerimiz, bir anlık gaflet ile yaptıklarımız… Ve insana dair bir çok konuyu bu kitapta bulmak mümkün.
Ayşe NurÖlümsüzMehtap Akkum