·156 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Kasım 2024 20:49 "El-Hüccetü’z-Zehra" “Şualar” isimli eserin son şuâsı olan “On Beşinci Şua” Risalesidir.
"Zehra" kelime olarak ay gibi parlak manasına gelirken, "hüccet" delil demektir. İki kelime bir araya gelince “çok parlak delil” mânasına geliyor. "El-Hüccetü’z-Zehra" Risalesi, “En parlak vahdaniyet ve iman delilleri” demektir.
Bu risale, Üstad'ın Afyon hapsinde yazdığı, imanın ispatına dair en son risalesidir. Üstad, risalenin girişinde bizzat kendisi bu eseri şöyle tarif eder: Bu ders zahiren küçük, hakikaten pek büyük ve çok kuvvetli ve çok geniş bir risaledir. Hem benim tefekkürî hayatımın, hem Nur'un tahkikî hayat-ı maneviyesinin ilmelyakîn, aynelyakîn ittihadından çıkan bir meyve-i imaniye ve firdevsî bir semere-i Kur'aniyedir.
(Şualar 597.sh - Risale-i Nur)
El-Hüccetü’z-Zehra risalesi iki makamdır. Birinci makamı üç kısımdır. Birinci kısım bir cihette “İsm-i Azam” mertebesini taşıyan ve namazlardan sonra okunması sünnet-i müekkede olan “Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerike leh… (ilâ-âhir)” zikrinin on bir kelimesinin delilleri ve hüccetleridir. İkinci kısımda Fatiha-i Şerife’nin imanın rükünlerine ve hüccetlerine olan delâleti ispat edilmiştir. Üçüncü kısımda ise; ilk iki kısımda Kelime-i Şahadet’in birinci kelâmı olan “Lâ ilâhe illallah” kelâmının delilleri ve hüccetlerini gösterdiği gibi bu üçüncü kısım da “Muhamme’r-Resulullah” cümlesinin delillerini “Fetih Sûresinin son âyetinin tefsirini yaparak bir Mukaddime” ve iki “İşaret” ve “On beş şahadetle” ispat etmektedir.
İkinci makam ise Fatiha’nın son âyetinde geçen “mağdub” ve “dâllîn” güruhunun yanlışlarını göstererek “hidayet” yolu olan peygamberlerin, sıddıkların, şehitlerin ve salihlerin hak ve istikamet üzere olan yolunu ispat eden ve “Tevhid”in en anlaşılmayan ve tartışmalı olan “ilim, irade ve kudret” sıfatlarını ve onların tecellilerini “Allahü Ekber” projeksiyonu ile gösterip kâinattaki delilleri ortaya koyarak ispat etmektedir. Bu manaları izah etmek için “Âyetü’l-Kübra” risalesinin ve Yirminci Mektub’un ikinci makamı olan “ilim, irade ve kudret” sıfatlarını ispat ile İkinci Şuanın mükemmel bir hülasasını ders vermektedir.