Gönderi

Çöle Davet
Puan vermedi·170 syf.··
2024 5. kitabı
"Baba ve oğul aynı kadına âşık." Kitabın kapağına bu sözü iliştirmişler. Devamında şehvet ve entrika beklentisi geliyor çünkü günümüz dizileri bizi buna alıştırmış. 1954 yılında yapılan çeviriyi okudum, kapak tasarımını yapan da suçlu, bildiğiniz beyaz dizi kapağı gibi tasarlanmış. Seksi bir kadın, arka kapakta da ön kapakta da resmedilmiş. Bu pazarlama hilelerinden yakamızı zar zor kurtarıp kitabı okumaya başladığımızda, bunlardan hiçbirine rastlamayız. François Mauriac, "Nobel ödülüm var; erotizm hikayesi yazana vermezler bunu," der, başlar anlatmaya. Orta yaşlı bir adam, restoranda kendinden yaşça büyük bir kadın görür, onu hatırlamasıyla hikâyeye gireriz. Raymond daha on sekizindeyken tramvayda bir kadın görür: Maria. Görmesiyle âşık olması aynı anda olur. Yazar bu aşkın sebebini kadının gözlerinde saklar. Bakışlarında takbih, tecessüs yoktur, der. (Evet, kitapta çokça kullanmadığımız kelime var. Bunların anlamına bakalım. Takbih: ayıplama, tecessüs: bir şeyi ille de anlama, görme merakı.) Peki, neden bu gözler onu bu kadar etkiler? Daha ergenliğinin başında olan Raymond, üç tane hizmetçi kız tarafından alaya alınır, hor görülür; kahkahalarla pekiştirilir bu acımasızlık. Bildiğimiz akran zorbalığı. Bu da ruhunda bir daha tedavi edemeyeceği izler bırakır. Psikiyatrist olan babası Dr. Courrèges ise oğlundaki bu hasarın farkında olamayacak kadar kördür. Onu kör eden de aynı kadın, Maria'dır. Maria’da ne var, bu kadar herkes neden âşık oluyor, derseniz bunu ben de bilmiyorum, doktor beyin kendisi de bilmiyor. Bilmediği için de hastalık derecesinde kadına tutuluyor. Hastasını çözümleyememek onda bir tür saplantıya dönüşüyor. François Mauriac bize Maria'nın geçmişini anlatmaz, karakterin derinine inip onu delik deşik etmez. Bildiğimiz tek şey dul olduğu ve kolay kolay kimseyi sevemeyeceğidir. Öyle tepkili de değildir aşka; babayı da oğlu da sevmeyi dener ama başaramaz. İkisine de dokunmak istemez. Doktora, "Yan yana olmaya gerek yok, ruhlarımız birleşsin," diyerek durumu açıklar. Doktorun yıkımı bu noktada başlar, bir daha da peşini bırakmaz. Raymond ise daha beterini yaşar; Maria, yan yanayken ondan iğrenir ve kendisini geri çeker. Raymond, bu anın intikamını almayı planlar hayatı boyunca ama nafile, elinden bir şey gelmeyeceğini kabullenir. Babasına baktıkça kendi geleceğini görür, buna da sesini çıkarmaz. Gelelim gizli baş karaktere, Maria sürekli kitap okur, evinden çıkmak bile istemez, bundan şikâyet etmez.Neden böyle bu kadın, merakını Maria giderir kendi sözleriyle: "Fakat bilir misiniz doktor, şimşeği görünce aynı zamanda yıldırım da duyulur. İşte bende şehvet ve tiksinti, şimşek ve yıldırım gibi birleşiyor, beni aynı zamanda çarpıyorlar. Bende şehvet ve tiksinti arasında fasıla yok." Gördüğünüz gibi, kadın tiksinir. Travma mı sebep oldu buna, aseksüel mi; açıklamamış yazar. İyi de yapmış. Tanıdığımız herkesin geçmişini bilemediğimiz gibi, Maria'yı tam olarak öğrenememek, okuyucu için bile onu bir çöle çevirir. Ulaşılamaz, anlaşılamaz...
Edebiyat
Aşk ÇölüFrançois Mauriac · İlkbiz Yayınevi · 200424 okunma
·
98 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.