Öncelikle bir tavsiye ile başlamak istiyorum.
En ufak bi kıvılcımla depresif ruh haline bürünenler bu kitabı sindire sindire okumalı.
Çünkü aşırı sancı içerir.
Azil ilk okuduğumda küçük bir çocuğun basit hayal dünyası ve alınmayan oyuncaktan sonra şımaran çocuk istemi uyandırdı bende.
Ancak durumun böyle olmadığını ve Asil'in onarılmayacak yaralara sahip olduğunu öğrendiğimde ona ortak oldum.
Asil gerçek sorulara gerçek cevaplar istiyor bunu da ne pahasına olursa olsun denemekten vazgeçmiyor.
Kendisine karşı mağlup, bi türlü içindeki sesi dinderememekten şikayetçi. Nefreti herkese, nefreti hiç kimseye. Basit yaşamak ve salt gerçeklikle boğuşmak istiyor. Yazma ve olasılık konusunda üstüne yok . Bir ayda 3 kitap da çıkarabilir, bir işletmenin batıp batmayacağını da hesaplar.
Asil kendisi olamıyor, asil başkası olamıyor.
İçinden insanların ne kadar acımasız ve kötü olduklarını haykırmak istiyor.
Asil yaşayamıyor, yaşıyor rolü yapıyor.