Caraval'ın da sonuna geldik. İkinci kitabın durgunluğuna rağmen kesinlikle büyüleyici bir yolculuktu. Son kitaptaki akıcılık ve olayların sürükleyişine bayıldım. Legend' in sonunda kahramanlarımızın aşk hikayeleri bir sona varmadığı gibi Finale'de İmparatorluk da tehlikeye girer. Bu mücadelede Kayan Yıldızı yenmeye çalışırlarken aynı zamanda duygularıyla da bir savaş içindeler. Scarlett'ı ilk bölümlerde affetim. Bunun sebebi hem Julian'ın kendinden bu kadar emin oluşu ve Scarlett'ın gerçek nedeniydi tabii:)
Tella'yı hiç mi hiç sevemedim aksine Caraval keşke Julian Scarlett ikilisiyle sınırlı kalsaydı diyorum. Jacks'i daha önce okumasaydım da böyle mi düşünürüdüm? Evet. Aşk üçgenlerinden nefret ederim çünkü. Ve bilerek asla okumam. Büyü yüzündendi belki ama o zamanda da yazar böyle bir şey yazmasaydı keşke. Tatlı peri masalında bu iticiliğe ne gerek var ki zaten? Bundan rahatsız olduğum için Dante'yle aşkı da umurumda olmadı. Elimde değil. Kötü karakterleri severim ama iyi gibi gösterilip yanlışlarını görmezden gelelim diyenleri değil. Yine de Julian Scarlett aşkı için Caraval macerasını okur muydum? Böyle olacağını bilseydim 1.kitabı final kabul edip devam etmezdim. Buna mutlu olmamı beklemeyin.
Ve Vale yani Kupa Prensi Jacks, yanlış kararların ve Kırık Bir Kalp'le ikinci şansı sonuna kadar hak ediyordun, ağlıcammm<3