10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2024 60. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2024 22:59
Yarının Adamı serisinin 2. kitabı: Gaflet, Dalalet, Hıyanet. Kitap Mustafa Kemal’in İstanbul’a gelişinden Samsun’a gidişine kadar süreci ele alıyor. İlk kitap gibi tamamen Atatürk üzerinden değil dönemin siyaseti üzerinden anlatılıyor. Kitabı okurken gerçekten çok canım yandı En başından itibaren Vahdettin’in İngilizlere teslim olup saltanatını korumak için ülkesini sattığı yerleri okuyoruz. İttihatçıların ardı ardına suçlu ilan edilmesi ve İngilizlerin istediğini başa getirip istediğini tutuklatması. Kendi toprağımızda bizi azınlık konumuna getirip canımıza okuması ve ardından suçu bize atması… Gerçekten yürek dayanmıyor… Yunanlıların İzmir’i işgal edip herkesi katlettikleri, her şeyi yaktıkları sahneleri okurken boğazımın düğünlenmesine engel olamadım. Vahdettin’in İngilizler kızmasın diye ülkenin hiçbir yerinde ayaklanma çıkmaması için Atatürk’ü Samsun’a göndermesi ve Samsun’a ayak basmadan suikast girişiminin planlanmasını okuduğumda nefes alamadım resmen. Bir yanda ülkenin kurtulmasının tek yolunun teslimiyet olduğunu söyleyen ve bu yolda İngilizler ne derse yapan Vahdettin diğer yanda egemenlik isteyen Türkler. Türkiye’nin bağımsız bir şekilde kurulmasının en büyük etkeni neydi biliyor musunuz? Hiçbir zaman ümidini yitirmemeleri. "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim." Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Yarının Adamı 2 - Gaflet, Dalalet, HıyanetCon Sinov · Masa Kitap · 2023842 okunma
·
503 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sultan Mehmet Vahideddin, her zaman vatanını satan hain bir kişilik olarak gösterilmiştir. Elbette kimi yerlerde doğruluk payı vardır ama birçok tarafsız tarih camiası Vahdettin'e "Hain Padişah"tan ziyade "Çaresiz Padişah" sıfatını uygun görür. İmparatorluğun en zayıf döneminde çare kalmadığı bir zaman başa gelmiş bir padişahtır. Hatta Falih Rıfkı'nın aktardığına göre Atatürk bile Almanya seyahati sırasında o zamanlar Mehmed Reşad'ın veliahtı olan Vahdettin'le beraber yolculuk etmiştir. Tahta çıktığında bile kurtuluş için Vahdettin'den destek almak istemiştir fakat, feleğin cilvesi, olmamıştır. Bu yüzden bazı yerlerde çok hatalı kararları olsa da o zamanlar başta Fatih, Yavuz gibi becerikli hükümdarlar olsa dahi Vahdettin'den çok daha iyi bir direniş göstereceklerini sanmıyorum. Yanlış hükümler ve hesapsız davranışları bulunsa da ben Vahdettin'e "ülkeyi sattı" gibi sert bir ifade kullanmayı tercih etmiyorum. Kitabı da yakın zamanda okumak istiyorum. İncelemeniz için teşekkür ederim, iyi günler dilerim.
Ana fikri çok doğru yansıtmışsınız. Hiçbir zaman ümidi yitirmemek. Milli Mücadele sürecinde en önemli unsurlardan biriydi, çünkü her ne kadar Anadolu'da Milli Mücadele için bir kıvılcım yakılmış olsa da, hala daha başka devletlerin güdümüne girmeyi planlayanlar vardı. Tam bağımsızlığa inanan insan sayısı çok azdı.