Yazar Susann Sitzler Basel Üniveritesinde felsefe ve sanat tarihi okumuş bir gazeteci. Kalabalık lakin dağınık bir ailede büyüyen Sitzler hem kendi hayat tecrübesi hem de gördükleri üzerinden hayatın en uzun ilişkisini kardeşler arası ilişkiler olduğunu dile getirmiş ki bende kendisiyle aynı fikirdeyim aslında.
Çünkü bir zaman sonra vefat edecek anne babadan ardından asıl yakınlarımız oluyorlar. Gençlik dönemimizde ise anne babamıza karşı vazgeçilmez sırdaşımız kardeşlerimiz. Yazarın bir kadın olduğu ve kendi kız kardeşiyle olan ilişkisini masaya yatırdığı için kapağa resmi olarak mutluluk içinde birbirine sarılan kız kardeşlerin fotoğrafı seçilmiş. Ama yazarın birde üvey erkek kardeşi var ki onunla da iletişimi farklı. Kitabı okurken ister istemez kendi kardeşlerinizle olan ilişkinizi analiz ediyor ve üstüne düşünüyorsunuz. Benim kız kardeşim olmadığı için anlatılan deneyimlere yakınlık duyamasam da erkek kardeşlerim üzerinden kendi iletişimimi gözden geçirdim. Ve yazarın şu tespitine katıldım. "Kardeşler arası yakınlığın ortaya çıkmasının en belirleyici unsurlarından biri, çok önemli tercümelerin paylaşılıp paylaşılmadığıdır."
Öyle ki "Kardeşler başka birçok insana kıyasla yansıtılmamış, çocuksu duyguların taşıyıcılarıdır" diyerek bizlere yaşamın başka bir penceresinden bakma imkanı sunuyor. Uzun lafın kısası kardeşlik olgusu üzerine tefekkür etmeniz için eşsiz bir eser.
Susann Sitzler