Yazarın en çok sevdiğini söylediği eseridir ''Emma''.
Yazarı bilenler bilir; kadınlar ve evlilik üzerine kitaplarını yazar. Emma kitabı da yine buna hizmet eden bir kitaptır. Üç genç kızın duygularını, evlilik yolunda ki adımlarını izleriz. Esas karakterimiz Emma' dır. Emma asil, zengin babasıyla yaşayan gözde bekar, güzel bir genç kızdır. Emma bunun farkındadır. Evlenmeyi düşünmez ve birazda kibirlidir. Bu kibri başkalarının işine karışmasında, başkalarına olan bakış açısında görürüz. O yüzden Emma' ya yer yer kızdım.
Emma' ya esprili bir bakış açısıyla baktığımda aklıma mahallenin meraklı, çöpçatan teyzeleri geliyor. Nedenini hemen açıklayayım. Emma sürekli her şeyden haberi olsun isteyen, insanları birbirine yakıştırıp çöpçatanlık yapan biri. Sizce de bu yakıştırmam doğru değil mi :) Neyse Emma' nın mürebbiyesinin evlenip gitmesi ile boşluğa düşen Emma kendine bir amaç edinir. Harriet adlı alt sınıftan bir kızı arkadaş edinir ve ona kısmet aramaya başlar. Bakalım başarılı olacak mıdır? Tat kaçıran vermek istemem ;) Bir de Emma kadar hatta belki ondanda güzel Jane vardır. Jane sürekli hastalıklı görüntüsü ve soğuk haliyle karşımıza çıkar ama sonra anlarız bu hallerinin nedenini. Peki bu kadar çöpçatanlık eden Emma' nın aşk hayatı nasıldır? Bir gün mürebbiyesinin üvey oğlunun gelmesi ile onunda aşk hayatı canlanmaya başlar. Ama ortada bazı açıklanamayan tuhaf şeyler vardır. Kitabın sonunda bütün taşlar yerine oturacaktır. Severek okuduğum içimi sıcacık yapan, yer yer Emma' ya kızdığım yer yer üzüldüğüm yer yer güçlü duruşuna hayran olduğum bir karakter oldu. Tavsiyemdir efendim, keyifli okumalar dilerim :)