İlk defa aynadan değil bir kitaptan baktım kendime. Her satırı ayrı merakla, kendimi daha yakından görebilmek için aheste aheste okudum. Yalnız olmadığımı hissettirdiği için Pembe Fili Düşünme kitabının yazarı Zeynep Selvili Çarmıklı hocama çok ama çok teşekkür ederim.
Bazen dört duvar arasında sıkışıp kaldığınızı hissedersiniz. Çoğu şey anlamsız gelir fakat bu anlamsızlığa bile anlam yükleyen duygu ve düşünceleriniz peşinizi bırakmaz. Çevrenizdeki insanlar ve 'siz' kendinize bazı etiketler yapıştırır, ne pahasına olursa olsun bu etiketlerin aksi davranışlar yapmazsınız. Sabırlı, umursamaz, tembel, sıkıcı, aptal,güçlü,dayanıklı,duygusal,utangaç... Bir süre sonra bu etiketler ağır gelmeye başlasa bile onları taşımaya devam ederiz. İşte böyle zamanlarda kitaptan şu cümleler seslenir size: "Davranışlarımızı kendimizle bütünleştirdiğimiz etiketlere göre belirlemek tıpkı farklı renklerle dolu bir palete sahip olup yalnızca tek bir tonla hayatı idame ettirmek gibidir. Kiminin eli koyu renklere gitmez. Koyu renkler korkutur. Tuvallerini sadece parlak renklerle boyarlar. Hep parlak renkleri kullanmışlardır ve kısıtlayıcı olsa da alacakları sonuçları kestirebiliyorlardır. Koyu renklerin parlak renklere derinlik verebileceğini görmezden gelirler. Kimiyse paletinde sadece koyu renkleri görür. "Mutsuz", "depresif", "başarısız" etiketleriyle bütünleşmiş insanlar için de hayatın diğer renklerini görmek aynı derecede zordur."
İşte kitaptan alınmış etkileyici kısa bir paragraf. Kitapta daha nice 'sen' var. Okudukça iyileştiren bu kitabı mutlaka okuyun.
Kitabın size yeni bakış açısı getireceğine olan inancım tam. Çünkü tecrübe ettim. :) Pembe Fili Düşünme