Gönderi

Çoz az spoiler içerebilir :)
Puan vermedi·360 syf.··
2024 20. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2024 17:04
Yeraltı Edebiyatı sevmememe rağmen 1000K’da okuduğum bir alıntıdan fazlasıyla etkilenip, okuduğum bir eserdi. Hakan Günday’ın Az romanı; kadına yönelik şiddet, pedofili, çocuk işçiler, madde bağımlılığı gibi konuları işleyen bir eser niteliğinde olmuş. Romanı üç parçada inceleyebiliriz. İlk parçamız, ilk karakterimiz olan Derdâ. Romanın başında 11 yaşında olan karakterimiz, romanın ilk olayının da aynı zamanda başkahramanıdır.Kendi köyünden birinin ölümünde kendince tamamen suçlu olan küçük kız, bu olayın olduğu sırada annesi tarafından kaldığı yatılı okulundan alınır ve bir tarikata satılır. Annesi böyle yaparak hem kızının iyiliğini düşündüğüne inandırır kendini, hem de kendi hayatını devam ettirecek kadar paraya sahip olur. Ve asıl macera da bundan sonra başlar. Derdâ, evlendiği kişi ve tarikatla beraber Londra’ya gider ve hayatının yönü çok değişir. İkinci bölümde ise Derda adlı ikinci karakter karşılar bizi. Bir mezarlık çocuğudur. Evi mezarlıktadır. Derda bir erkek çocuğudur ve Derdâ gibi o da 11 yaşındadır.Babası  cezaevindedir ve yurda gönderilmesinin önündeki tek engel hayattaki annesidir. Ama annesi vefat ettiğinde Derda için işler karışır. Derda, geçimini mezarlığa gelen mefta sahiplerinden aldığı parayla sürdürmektedir ama yaşı büyüdüğünde artık bu işle geçimini sağlayamayacağını anlar ve korsan kitap basılan bir matbaada taşıma işine girer. Bir gün kitap götürdüğü işportaların birinde Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar kitabına rastlar. Bu rastlantı onun öyküsünü çok başka noktalara taşıyacaktır. Üçüncü bölümde ise iki Derda’nın karşılaşması işlenmiştir. Kitabın adı, Az, nicelik belirten anlamının dışında kullanılmıştır. Aslında romanda ‘Az’ kavramı bir benzetme olarak ele alınmıştır.Alfabede A’ dan Z’ ye harfler bir çokluk belirtmiştir. Hakan Günday, bu çıkış noktasından hareketle ‘Az, çoktur’ sonucuna varmak istemiştir. Kitabın arkasındaki bölüm ise okuyucuya hikayenin sonu hakkında fazlasıyla ip ucu verse de, o noktaya kadar nasıl gelindiğini bir solukta okumak istiyor insan. O zaman o can alıcı noktayı ben de eklemek istedim incelememde. Sayfa:349 “Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az… O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum… Az… Sen de fark ettin mi? Az, dediğin küçük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi…”
Edebiyat & Roman
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,9bin okunma
·
1.278 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.