·480 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Kasım 2024 20:01 Herkese selam. Çok uzun zamandır okuduğum ve hala ben yeri özel olan kitabın basılmasını görmek o kadar mutlu etti ki beni. Her satırını altını işaretlemek ve arada açıp açıp kitabı okuyup durmak istiyorum .
Konusundan şöyle bahsedecek olursam; proje ödevi için arkadaşının evine giden Afra, basit bir projeyi halledip evine gitmeyi düşünürken bir anda kendini 6 erkek dolusu olan 13 numaralı bir eve hapsedilirken bulur. Ve Afra'nın gelmesiyle evdeki tutsaklar tamamlanır ve kirli, akılalmaz, bir oyun başlar.
Afra, 6 erkeğin arasında 13 numaralı dairede tutsak kalırken neden burada olduklarını bilemez.
Kitap o kadar iyi ve detay dolu ki, ilk başta göremediğim ipuçları ikinci kez okuduğumda fark etmiştim. Her bir tutsağa sarılıp sarmalayasım geliyor. Hepsinin sırları var ve bu Ölüm'ün onları seçmesiyle anlatmaya başlıyorlar. Gökhan'ın hikayesi misal. Aslında yargılanacak olması, korkması zorbalığa uğraması.
Aslında bu kitap bize kimseyi yargılamamayı gösteriyor. Kimse ne kadar iyi ne kadar kötü bu durumda... herkesin acısı kendisine büyük ya da küçük. Doğrusu ya da yanlışı onlara göre şekilli.
O yumurtalar var ya travmam hala çok teşekkürler gerçekten Işıl.
Afra bir gün PES oynamayı öğrenecek pes etmek yok. Adaszzzzad
Çağrı, tam bir yavşak ama o olmazsa o ev çekilmez valla. Neşe kaynağım benim. Kutay, Gökhan, Mete, Egemen, Sarp, Afra hepsinin aslında ortak bir noktası var ve kendisine Ölüm denen herif, psikopat onlarla öyle bir oynuyor ki yeri geliyor siz deliriyorsunuz. Psikoloji bırakmadı bu kitap ben de... Ne desem spoi oluyor. O yüzden pek bir şey demeyeceğim ama okumayı o kadar hak eden bir kitap ki kendisi.
Kitabın sonunda Kıyı zaten beni bir kere daha mahvetti, bitirdi. Bir an önce ikincisi çıkması lazım. (İki sene oldu okuyalı ve ilk günkü gibi hala çok seviyorum. Keşke unutsam da tekrar tekrar okusam)
En çok bağlandığım kişi Afra'ydı. En çok sevdiğim kişi tabi ki Mete, Mete'mm. (Biri daha var ama o kişi gözüme gözükmese iyi olur )