Kulağa ne kadar sevimsiz gelse de hepimiz bir gün bu dünyadan göç edeceğiz ve biriktirdiğimiz hiçbir şey bizimle gelmeyecek. Oysa ne şahane şeyler biriktiriyoruz öyle değil mi? Kitaplar, dergiler, plaklar, çiçekler... Peki ya biz dünyadan göçüp gittikten sonra geride kalanlar için ne kadar önemli olacak ki o eşyalar? Belki vicdanen atmaya kıyamayacaklar ve bir gün vicdanlarını duymazdan gelip atmaya karar verene kadar onlara bir yük, bir külfet olacak. Atmak ise ayrı bir iş gücü gerektirecek onlar için.
Kabul edelim hepimizin içinde bir istifçi var. Zaman zaman kapanmayan çekmeceler, bir türlü düzene girmeyen dolap rafları, adına depo dediğimiz içinde envai çeşit şey barındıran, bir gün işimize yarar deyip oraya fırlatıp attığımız ve varlığını unuttuğumuz eşyalarla kuşatılmış durumdayız aslında. Arada bir azaltsak bile zamanla birikerek çoğalırlar ve bazen işin içinden çıkamaz duruma geliriz. Elbette eski eşyalarımızı toplayıp en son ne zaman kullandığımızı hatırlamak ve bazılarına elveda demek çok zordur. Sadece arkamızda bırakacağımız kaosu düşünerek değil bugünkü hayat kalitemizi de yükseltmek için veda temizliğine hepimizin ihtiyacı var. Böylece kendimize ve sevdiklerimize daha fazla vakit ayırabileceğimiz bir alan açılacak hayatımızda.
Dekore edip düzenlediğiniz ev sürekli dağlıyorsa bir yerlerde sorun var demektir. Fazlalıkların bir kısmından bile kurtulabilsek hayat daha kolay ve rahat olacak bizim için.
Peki buna nereden başlayacağız? İşte burada sevgili Margareta giriyor devreye ve bize pratik ipuçlarıyla anlatıyor "Veda Temizliği" kitabında bununla nasıl başa çıkacağımızı...
"Veda temizliği yerleri silmek veya toz almak değildir, günlük hayatımızın daha pürüzsüz geçmesini sağlayan kalıcı bir düzenleme biçimidir" diyor. Ben ikna oldum ve çok istifade ettim dostlar. Eğer minimalist bir yaşam tarzı ise istediğiniz ve nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız sizin için harika bir kılavuz olacaktır bu eser. Tavsiyemdir dostlarım. Ömrünüz kitaplarla dolsun