Alaturka kültürü ile yetişmiş bir insan sonradan alafranga bir hayatın içine dahil olduğunda yaşamı nasıl şekillenir? Bu hayat içinde kendinden mi geçer, yoksa benliğini koruyarak kültürüne bu hayatı entegre mi eder? İki farklı hayat tarzını anlatan bir kitap; iki insan, iki düşünce yapısı, iki gelenek kültürü… Çoğu sayfada geçen yazıları çok şaşkınlıkla karşılasam da dönemin özellikleri olduğu için yadsımadım. Ayrıca yazarın kullandığı mizahi dil inanılmaz derecede etkili. Konu olarak doğu-batı kültürü işlenmiş. Aslında doğu batı kültüründen ziyade yanlış batılılaşma ve doğru batılılaşma anlatılmaya çalışılmış. Kitabı bitirdiğinizde doğru batılılaşma nasıl olmalıdır? Şeklinde bir soru yönelteceksiniz kendinize ve bunun üzerine düşüneceksiniz. Yazarın sürekli araya girip kitabı bir sohbet havasına çevirme kısmında alafranga yaşam tarzından pek hoşlanmadığını da anlayacaksınız. İyi okumalar..