Yeni zamanların Pessoa'sı Serhat Kaya!
10/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
"İnsan için mazisindeki kötü anıları, bazen gölgesinden bile daha yakın olabiliyor kendisine ve insan gölgesinden ışığın olmadığı herhangi bir yerde kaçıp kurtulabiliyorken, kötü anılar insanın yakasını bir an olsun bırakmıyor." Yazarın sadece bu cümlesi bile benim için Pessoa tadındaydı. Dili kolay, yormuyor, gereksiz uzun betimlemeleri yok ve olay örgüsü sizi sürekli bir arka sayfaya hemen geçmeye davet ediyor. Azad romanını da okumuştum ama bu kitabı daha başka olmuş, bu türü sevenler için mücevher gibi roman olmuş. Beğendiğim bazı alıntılar; *** Günümüz insanları yaşamaya değil de, sınırlı zevklerin içinde şekillenen tek düze hayatlara bağlılar ne yazık ki. İçinde yaşadıkları evlere, kullandıkları otomobillere, hatta eşyalara daha çok tutkulular ve sanki bir gün onları hiç bırakmayacaklarmış gibi hepsine bağımlılar. Davet edildikleri ve ne zaman sona ereceğini asla bilemeyecekleri bir ziyafet sofrasında, yani hayatta sürekli pastaya, keke uzanıyor ürkek elleri. Tuzluya ya da acıya kimsenin midesinde yer yok gibi. Oysa yaşamak, acısıyla tatlısıyla engin bir lezzet sofrası, tabii bunu fark edebilenler için. Şimdi düşün ve öyle söyle lütfen; sence yaşamak ve hayatta olmak aynı şeyler mi? *** “Biliyor musun Nathan, gar binalarını hep sevmişimdir.” “Tarihi yerler olduğundan mı?” “O da var ama sadece bundan ötürü değil. Etrafına dikkatlice biraz bak lütfen. Ben hep öyle yaparım, oradan oraya giden, koşturan insanlara ve telaşlarına dikkatlice bakarım. Ellerinde taşıdıkları valizlerden çok zihinlerinde ve gönüllerinde taşıdıkları yükleri fark etmeye çalışırım. Etraftakiler her seferinde farklı insanlar olsalar da, zihinlerde taşınan acılar, heyecanlar, ayrılıklar ve az da olsa mutlu kavuşmalar aşağı yukarı benzeşir… Biliyor musun, gördüğüm birçok insan trenin gelmesini beklerken ağır valizlerini taşımaktan söylenir. Oysa aynı insanlar geçmişlerini sürekli zihinlerinde taşırlar, hem de üç beş kiloluk valizlerini taşırken söylendikleri kadar söylenmeden ve hiç yakınmadan.” *** Bir akşam dön yeniden. Dönüşün, içimi içime sığdırmak için gökyüzünde kimseye kalmayacak kadar büyük nefesler aldırsın bana. Mutluluğumu ifade edebilecek tüm sözlere üstün gelecek kadar rengarenk duygu çiçekleri ekiver gönlüme. Varsın güzde yine solsunlar. Biz yaşadığımızla kalalım! *** Hiçbir şey insanın kendi emek suyuyla ve içtenliğiyle kendi ruhunu yıkaması kadar gönlünü serinletmiyor. Bekleme Odası Serhat Kaya
Edebiyat
Bekleme OdasıSerhat Kaya · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202477 okunma
··
6,8bin Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
sadece ben mi pessoa'ya benzettim diyordum ama ben sizin gibi cüret edip yazamadım çünkü gelir birazdan birileri ve linçler :)