Ah Şebnem ah! Gerek var mıydı bu kadar kendini yerin dibine sokup sokup çıkartmaya. İnsanlar yaşadıkları hayatı secemiyor, ailesini, kaderini ama sonrasını çizmek biraz da bizim elimizde. Evet hayat adaletli hiç değil de değil yani.
Zamanda ileri geri gidişleri seviyor Ayfer Tunç, bu da aslında çok da iddialı olmayan konuya daha bir ritim kazandırmış. Hatta içinde Ayfer Tunç'un zeki hamleleri olmasa konu olarak fazla arabesk kalmış da denilebilir. Daha çok 80'li yıllardan dem vurulmasi da bu dönemin bakış açısıni yansıtmış olmasıni olağan kılıyor.
Şebnem ilk kitap olan Kapak Kızında başka karakterler agzindan bize tanıtılmıştı. Bu kitapta kendi yasadiklarini kendi ağzından dinliyoruz. Bazen hak veriyoruz bazen de haklı olarak abarttigini düşünüyoruz. Olaylara karşı alaylı isyankar bir tutumunun olması güzel olsa da kendini cezalandiris şekli fazla kaçıyor biraz.Ayfer Tunçtan en azından bu kadar mücadeleden bileğinin hakkıyla çıkan, bundan sonrasını mantıklı hareket ederek kurtarmış bir Şebnem çıkarmasını beklemek çok olmazdı aslında. Gerci son yaptığı hamle çok cesur ve takdir edilesi ama yine en çok zarari kendine vererek yapıyor bu hamleyi de. Seldanin son anda işin içine katılması da işin seyrini degistirmesi açısından ayrı bir renk katmış.
Kapak Kızına göre daha hızlı ilerliyor, kurgu guzel, kitap akici. İcerik tatmin ediyor mu kisisine ve beklentiye göre değişir.