Herkese Selamlar.
Bir süredir inceleme yazmıyordum farkındayım. Buraya girip etkilendiğim bir kaç kitap hakkında bir şeylere karalayıp kendi yazılarıma yönelmiştim.
Bu geri dönüşün sebebi Ursula Bacımızın elime aldığım ilk kitabı Karanlığın sol eli oldu.
Uzun zamandır bu kadar beni sarsan ve elimden bırakamadığım bir kitaba gözlerim değmemişti.
Tom Robin'in bende bıraktığı etkiye benzer bir etki bıraktı ve hemen bir kaç kitabını daha temin ettim.
Öncelikle dili ve anlatış açısından oldukça ve hatta oldukça sade bir dili var.
karakterler arasında geçen ve özellikle de çadır sohbeti sahnelerinde derin anlamalar taşıyan diyalogları o kadar kolay akmış ki felsefi çıkarımların okuduğum en kolay tanımı diyebilirdim.
Kitabı elinize alıp ilk bölümün henüz başlarında içine giriyorsunuz.
Adeta kitap sizi esir alıyor.
Bir toplumun bireylerinin cinsiyetsiz olmasının, medeniyeti hangi açıya taşıyabileceği ve nasıl şekillendireceğini hayal edin.
Hayal ettiğiniz şeyi bir kenara not alıp kitabı okumaya başlayın ve kitabın sonunda hayalinizi tekrar okuyun.
İşte o zaman anlarsınız Bu bacımızın kaleminin gücünü...