·424 syf.····Okunma: 21 Kasım 2024 00:03 Şu an yazacağım kısım spoilersız olacak.İlk defa inceleme yazıyorum o yüzden çok iyi olmayacak bence.Evet başlıyorum,hazırım sanırım.Öncelikle suikastçının hançeri novella olduğu için cam şato serisinin 3. kitabından sonra okunması tavsiye ediliyor ama ben seriye bu kitapla başladım ve doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum.Çünkü başrol kızımız Celaena'nın serinin diğer kitaplarından daha önceki yaşamış olduğu olayları anlatıyor ve seride sadece adı geçecek ama hakkında pek fazla bilgi edinemeyeceğimiz Sam,Yrene,Ansel ve Arobynn(diğer kitaplarda çok var mı bilmiyorum umarım yoktur ona daha fazla katlanabileceğimi sanmıyorum) gibi karakterlerin Celaena'yla nasıl tanıştıkları ya da birlikte yaşamış oldukları olaylar anlatılıyor.Sanırım serinin ilk kitabı Cam Şato'da kitap Celaena'nın Endovier Madenleri'nde hapse mahkum edilmesiyle başlıyor,suikastçının hançerinde ise kitap bu olayla sona eriyor yani serideki karakterler ve evren hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak için fikrimce bu kitapla başlamak en iyisi.
Kitap 5 farklı öyküden oluşuyor.Spoiler olmadan iyi bir şekilde anlatabileceğimi sanmıyorum ama kısaca şöyle ilkinde Suikastçılar Kralı Arobynn'in Celaena ve Sam'i Korsanlar Lordu Rolfe ile yapılacak olan bir anlaşma için Kafatası Körfezi'ne yollanmalarıyla başlıyor ve daha ilk bölümlerden Celaena'ya gerçekten bayıldım.Verdiği kararlar olsun,davranışları düşünceleri olsun her yönüyle güçlü ve kolay kolay pes etmeyen bir karakter olduğu belliydi.Kitaba başlamadan önce Celaena'yı kötülerin düşmanı,iyilerin korkulu rüyası olan duygusuz ve öldürmekten keyif alan(suikastçı sonuçta yani)manyağın biri olduğunu sanıyordum meğer öyle değilmiş.Onun bile duygularına ve acılarına yenik düşeceği,güçlü olamayacağı öyle anlar yaşanıyor kii...tabii gerisini anlatamam. Celaena'yı sanki hayatımda gördüğüm en müthiş ve kusursuz karaktermiş gibi anlattım ama sevmediğim ve olumsuz anlamda eleştirdiğim yönleri de vardı.Öncelikle hep ''Ben dünyanın en iyi ve en meşhur suikastçısıyım'' havalarındaydı.Tamam Celaena'nın gerçekten yetenekli ve güçlü bir suikatçı olduğunu kabul ediyorum ama bu ''en iyi'' olduğu sonucuna nereden vardıklarını anlayamadım yani sonuçta daha 16 yaşında çok da tecrübesi olmayan bir kızdan bahsediyoruz ayrıca kitapta daha önceki başarılarından ya da onu sözde dünyanın en iyi suikastçısı yapan olaylar hakkında da detaylı bir bilgi verilmiyor.Bir de mesleğiyle çok büyük bir tezat oluşturacak şekilde süse püse balolara elbiselere falan bayılıyor ama yani sen sonuçta suikastçısın yaa ben celaena'yı biraz daha erkek fatma gibi bir şey olarak hayal etmiştim hep.
İkinci bölümde de Celaena'nın Yrene ile nasıl tanıştıkları anlatılıyor(bu arada tüm bölümler birbiriyle bağlantılı yani öyle ayrı ayrı olarak anlatılmıyor)Üçte de Kızıl Çöl'deki Ansel'den bahsediliyor,Celaena ile Ansel'in dostluğu o kadar çok hoşuma gitti kii.Çünkü normalde Celaena'nın Sam'den başka arkadaşı ya da yakın olduğu kimse yoktu( ki Sam'le de önceden düşmanlardı yani birbirlerinden nefret ediyorlardı ya da en azından Celaena nefret ediyordu.)Diğer bölümler hakkında pek fazla bilgi veremeyeceğimi fark ettim şu an.
O yüzden spoilerlı kısma geçicem
Bundan sonrası SPOİLERLI
Arobynn sen ne çeşit bir varlıksın AROBYNNN.Okuduğum hiçbir kitapta ben senin kadar iğrenç şerefsiz bir pislik görmedim.En berbat kötü karakterler listemin 1.liğine yerleşmeyi başardın tebrik ediyorum seni.Celaena sırf masum köleleri serbest bıraktı diye ona atmadığın dayak kalmadı tamam dedim.Sonra Celaena'nın sana verdiği sandıklar dolusu altınla Lysandra'yı satın alıyorsun ona da tamam dedim.Sonra Celaena'ya özür amaçlı köle ticareti anlaşması yaptığını sandığımız Doneval adlı adamı öldürttün ama adam meğer iyiymiş ya ve Celaena'ya ödül olarak vereceği yüklü miktardaki parayı da vermiyor.Celaena sırf o görev için pis kanalizasyon sularında az kalsın boğulup ölümden dönüyordu.Bunların hepsini bir kenara attım tamam suikastçılar kralı sonuçta kötü şeyler yapması normal diye düşündüm.Hatta Celaena ve Sam loncadan ayrılıp Arobynn'den bağımsız yaşamak için iş ararlarken Arobynn,Farran ve Jayne konusunda onları uyardığında ve Celaena'ya onu gerçekten sevdiğini söylediğinde ona gerçekten inanmıştım yani en azından daha kötüsü olamaz diye düşünmüştüm ama korktuğum başıma geldi.SEN SAM'İN ÖLÜMÜNE NASIL SEBEP OLURSUN AROBYNN??Tamam,Sam'i pek sevmiyordu da Celaena'ya neden tuzak kurarsın kii??Bir de tam olarak Arobynn'le Farran'ın ilişkisini de çözemedim.Bence çocukluk arkadaşı falan olabilirler.Ayrıca bana mantıksız gelen başka bir şey daha var.Şimdi Celaena ve Sam en son kıtayı terk etmeye karar veriyorlardı,loncadan da ayrılacaklardı ve bunun için sadece paraya ihtiyaçları vardı.Ama niye onca uyarıya rağmen böyle tehlikeli bir işe girersiniz ki?Arobynn bile ben boy ölçüşemem bunlarla diyor siz gidip iki kişi olarak Mafya Lordunu öldürme planı kuruyorsunuz.Pardon,iki kişi de değil,Sam tek başına Farranı,Celaena da Jayne'i öldürecekmiş.Yani en azından birlikte gidin.Adamların çok güçlü olduğunu bildikleri halde her şeyi tek başlarına halledebileceklerini düşünüyorlar.E bu şekilde tabii ki ölürsünüz.Bir de Celaena'nın çöldeyken almış olduğu örümcek ipeğinin çok kıymetli ve paha biçilemez bir şey olduğu söyleniyordu e onu satıp para kazansaydınız ya,böyle tehlikeli işlere girmeye hiç gerek yoktu bence.Sonuç olarak Sam'in ölümüne hala aklım almıyor,bir de keşke nasıl yakalandığı,o son anlarında ne yaşadığı ne düşündüğü hakkında biraz bilgi verilseymiş,Sam evden çıktı,Celaena onu bekledi,Celaena Sam'in öldüğünü öğrendi.Yani olaylar çok basit ve hızlı bir şekilde gelişti bence,ölümüne hiç hazır olmadığım bir yerde öldü ve bunu kaldırabileceğimi sanmıyorum:((((((