Herkese merhaba arkadaşlar sizlere çok sevdiğim etkilendiğim bir kitap birakmaya geldim...
Ayrıca kitap bittiğinden beri çok okuyucuya ulaşmasını çok insana değmesini dileyip durdum...
Hiç aslımızın neslimizin ustalıkla anlatıldığı bir kurgu okudunuz mu ben okumamıştım o yüzden ne kadar etkilendim ne kadar beğendim desem az kelimeler az kalır...
Gelelim kitaba Mağcan evlatlılığı olarak tanıdığımız Temir'in günlük hayatı ile başlıyor,sonra Temir çok sevdiği atlardan ayrılıp Tigin'lerin yanına varıyor ve burada bizi esas olaylar bekliyor...
Tarihten bilirsiniz ki İlteriş Kağan milletimizi bir araya toplamıştı onun şanlı ölümüyle yerine Kapkan Kağan geçiyor bir dönem onun kağanlığını hayranlıkla okurken Tiginler'in yetişmesine şahitlik ederken Çinliler'in türlü türlü oyunlarına tanık oluyoruz hatta Temir bunu küçücükken yaşıyor ve küçüklüğü itabari ile de Kül Tigin'in yanından hiç ayrılmıyor...
Yine Çin'in hainliği ile Kapkan Kağan da ölünce yerine haksızlıkla tahta başka birinin geçişini ve Kül Tigin'in mücadelesini okuyoruz buralarda nefesler tutulyor çünkü o cana can kana kan mücadele de töremizi yakınen inceleme şansımız oluyor ve yine Kül Tigin'in Ber Kün Tigin' e bağlılığı bizleri Bilge Kağan 'ın yoluna çeviriyor. Tabi bu arada Çinliler'in bizi Kuzey'den ve Batı 'dan bir elden bölmek isteyişine de şahit oluyoruz ne güzel de demiş Tonyukuk...
"Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırırmış. Yaklaştırıp, konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş."
Temir nerede derseniz o çocukluktan gençliğe Kül Tigin'in yanında ve demir gibi sert duruşu ile çok sağlam bir savaşçı ve dost ve aslında Türk'ün ta kendisi olarak karşımıza çıkmakta...
Sevdiğim kitapları anlatmaktan imtina ediyorum ben sanki bütün okuma keyfini kaciracakmışım gibi geliyor o yüzden lafı olabildiğince kısa kesmek istiyorum
Muhakak okuyun diyorum muhakkak