Puan vermedi·160 syf.····Okunma: 18 Aralık 2017 22:47 Arkadaşı Hüseyin'in cenazesine katılmak için İstanbul'dan memleketi Mardin'e gelen gazeteci İbrahım'in gerçeklerin ardından gidişi ve yüzüne tokat gibi çarpan gerçeklerin yüreğine verdiği huzursuzluk. Suriyeli göçmenler, mülteci kampları, terör örgütleri tarafından zulmedilen kadınlar...Konusu ile yüreğime çok dokundu. Öyle ki kitaptaki İbrahim gibi benim de içime tuhaf bir huzursuzluk çöreklendi. Elimizden bir şey gelemiyor oluşunun hüznünü hissettim.
Peki kitabı beğendim mi?
Aslında kitap benim için hayalkırıklığı oldu diyebilirim. Sevdiğimiz yazarların her yazdığı esere aynı heyecanla yaklaşmamak gerekiyor sanırım. Livaneli'nin kalemini ve akıcı dilini seven biri olarak kitabın üslubunu tabiki beğendim. Fakat romandaki olayın kurgulanışı benim için fiyaskoydu. Bu açıdan diğer kitaplarındaki tadı aradım. Fakat bulamadım. Yazar yukarıda belirttiğim konular hakkında söylemek istediklerini bir hikâye çerçevesinde okuyucuya sunmak istemiş. Fakat kurgu çok zayıf kalmış. Son olarak, okuduğuma pişman mıyım? Hayır. Ama daha incelikli bir kurgu daha güzel yazılmış bir son beklerdim. Büyük beklentilerle okumayın ama okuyun çünkü içinde güzel düşünceler , yüzleşeceğiniz gerçekler var.